HÜKÜMLER: Beraat
... vekilinin 05.10.2015 havale tarihli dilekçe ile sanıktan şikâyetçi olup davaya katılmak istediklerini bildirmesine karşın, katılma hususunda bir karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince şikâyetçinin kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteği, sanıkların sahibi oldukları yapılarda imara aykırılığa bilerek ve isteyerek müsaade ettikleri, söz konusu ruhsata ve projeye aykırı yapılardan faydalandıkları, bu kapsamda mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken sanıkların beraatine karar verildiğine vesaire ilişkindir.
1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımının öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımını kesen son işlemin 07.07.2015 ve 07.09.2015 tarihli sanıkların savunmaları olduğu ve bu tarihlerden temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.02.2024 tarihinde karar verildi.