Sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla incelemenin çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükümle sınırlı yapılmasına karar verilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2015 tarihli ve 2014/123 Esas, 2015/349 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Süre tutum dilekçesinde ibarettir.

Olayın intikal şekli ve süresi, sanığın aşamalardaki savunması, mağdurenin aşamalardaki ifadeleri, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan mağdure vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2015 tarihli ve 2014/123 Esas, 2015/349 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.02.2024 tarihinde karar verildi.