...

SUÇLAR: Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuklar (SSÇ) hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY OLGULAR
İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2014 tarihli ve 2013/59 Esas, 2014/272 Karar sayılı kararı ile SSÇ'lerin cinsel amaçlı, cebir ve tehdit kullanarak hürriyetini tahdit ettikleri mağdureye birden fazla kişi ile birlikte, birden fazla kez, ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel istismarda bulundukları şeklinde kabul edilen olayda, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle ikinci, üçüncü, dördüncü ve altıncı fıkraları, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı 5'şer yıl 10'ar ay, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

A. SSÇ ... Müdafilerinin Temyiz İstekleri
Sebep bildirmeksizin her iki suçtan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. SSÇ ... Müdafilerinin Temyiz İstekleri
Mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğunu, ilk celse katılma talebinde bulunmadığını, iddia olunduğu şekilde okul içerisinde zorla birden fazla kez cinsel eylem gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını, tehdit iddiasının ise soyut nitelikte olduğunu, okul çıkışı gibi kalabalık bir ortamda zorla hürriyeti tahdit suçunun işlenemeyeceğini, mağdurenin, hakkında çıkan dedikodulardan kendisini aklamak amacıyla iftira attığını, anal bulgu tespit edilemediğini beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir

C. SSÇ'ler ...,...,...,... Müdafilerinin Temyiz İstekleri
Mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğunu, vücudunda darp izi ya da istismar bulgusuna rastlanmadığını, ruh sağlığı hususundaki maddenin yürürlükten kalkması nedeniyle uygulama yapılamayacağını, okuldaki sınıflarda ve su deposunda cinsel eylemlerin gerçekleşmesinin mümkün olmadığını, tanıkların ifadelerine kişisel yorumlarını kattıklarını, cinsel eylemlerin yeri ve zamanı hususunda netlik bulunmadığını, SSÇ’lerin hangi eylemleri nedeniyle sorumlu tutulduğunun gerekçeli kararda tartışılmadığını, mağdurenin dedikodu ortamı ve çevre baskısı nedeniyle iftira attığını beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

1. Adlî Tıp Kurumu 6. İhtisas Dairesinin 08.12.2013 tarihli mağdurenin ruh sağlığının bozulmasında SSÇ'lerin eylemlerinin birlikte etkili olduğuna dair içerik itibariyle yeterli bulunmayan raporu hükme esas alınmış ise de SSÇ'ler hakkında verilen cezaların 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca artırılması sonuç cezaya etkili olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

2. İntikal şekli, mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunmalar, raporlar, tanık ifadeleri ve Mahkemenin gerekçesine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin SSÇ'ler tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, SSÇ'ler hakkında kurulan hükümlerde eleştirilen husus dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2014 tarihli ve 2013/59 Esas, 2014/272 Karar sayılı kararında SSÇ'ler müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, SSÇ'ler müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.02.2024 tarihinde karar verildi.