SAYISI: 2015/375 E., 2018/1833 K.
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirkete ait, davalı şirket tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınan çekici aracın 05.06.2014 tarihinde araçta bulunan motorini 28 araçlık konvoy ile Irak Ülkesi Musul kentinin ... ilçesine götürmek üzere sınır kapısından geçtiğini, 10.06.2014 tarihinde Musul kentinin ... ilçesinde ellerinde kaleşnikof ve bixi diye tabir edilen silahlarla ve yüzleri kapalı bir şekilde aracı sürücüsüyle birlikte ve aynı konvoyda bulunan diğer arkadaşlarını elleri kelepçelenmek ve araçlarına el koymak sureti ile rehin aldıklarını, söz konusu örgütün Irak Şam İslam Devletine bağlı olarak faaliyet gösterdiğini, adı geçen örgüt tarafından fidye talep edildiğini, talebin yerine gelmemesi üzerine araca el konulduğunu ve sürücünün serbest bırakıldığını talebin teminat kapsamında olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydı ile şimdilik 20.000,00 TL'lik zararın davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Irak ülkesinde meydana gelen zararın teminat kapsamı dışında yer aldığını, davalının söz konusu zararda sorumluluğunun bulunmadığını, Irak ve Afganistan gibi ülkelerin teminat kapsamının dışında bırakıldığını, davacı tarafın davalıya bildirimde bulunma yükümlülüğüne uymadığını, ayrıca davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile talep edilen hasar tazminatının haksız ve fahiş olduğunu
belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında 15.01.2014-15.01.2015 başlangıç ve bitiş tarihli kasko sigorta poliçesi imzalandığı, taraflar arasında düzenlenen kasko poliçesinin "Yurtdışı Teminatı Irak Özel Şartı" başlıklı maddesi uyarınca Irak ülkesi için hırsızlık rizikosunun teminat kapsamı dışında bırakıldığı, TTK'nın 1423/2 inci maddesi uyarınca bilgilendirme açıklamasının yapılmaması halinde, sigortalının 14 gün içinde itiraz etmesi gerektiği, anılan sürede itiraz edilmemesi halinde poliçenin yazılı şartlarda geçerli olacağının benimsendiğinin kabulü gerekeceği, davaya konu hasarın taraflar arasındaki kasko poliçesi ile verilen ek teminatın kapsamına girecek şekilde gerçekleşmediği, sigortalının poliçe tanziminden sonraki 14 gün içinde itiraz ettiğine dair iddia ve delil dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalı ... şirketinin üzerine düşen bilgilendirme yükümlüğünü yerine getirmediğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ve diğer bilgi ve belgelere aykırı olarak hüküm kurulduğunu, mahkemece ek raporlara gerek duyulmadan hatalı raporlar üzerine hüküm kurulduğunu belirterek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usuli işlemlerin kanuna uygun şekilde yapılarak, aşamalarda ileri sürülen iddia ve cevapların denetimi sağlayacak biçimde eksiksiz sergilenip hükme esas alınan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle, taraflar arasında 15.01.2014 -15.01.2015 başlangıç ve bitiş tarihli düzenlenen kasko poliçesinin "Yurtdışı Teminatı Irak Özel Şartı" başlıklı maddesi uyarınca," Irak ülkesi için hırsızlık rizikosunun" teminat kapsamı dışında bırakıldığının anlaşılmasına, TTK'nın 1423/2 inci maddesi uyarınca bilgilendirme açıklamasının yapılmaması halinde, sigortalının 14 gün içinde itiraz etmesi gerektiği, anılan sürede itiraz edilmemesi halinde poliçenin yazılı şartlarda geçerli olacağının anlaşılmasına, davaya konu hasarın taraflar arasındaki kasko poliçesi ile verilen ek teminatın kapsamına girecek şekilde gerçekleşmediği, sigortalının poliçe tanziminden sonraki 14 gün içinde itiraz ettiğine dair iddia ve delil de dosyaya sunulmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
davalı ... şirketi tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan sigortalıya ait araçtan kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1423 ve 1425 inci maddeleri, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Davacı
427,60 TL O.H.
59,30 TL P.H.
368,30 TL Kalan