İstinaf başvurusunun esastan reddi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile müdahalenin men'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; İzmir ili Selçuk ilçesi ... Mahallesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22 nci maddesinin (a) bendi gereğince yapılan sınırlandırma ve yenileme çalışmaları sırasında davalılar adına kayıtlı 164 ada 1 (eski 21) parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiğini, kesinleşen orman sınırları içerisinde kalan tapuların hukuki geçerliliğini yitireceğini ve Devlet ormanlarının zamanaşımı ve zilyetlik ile şahıslar adına tapuya tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek çekişmeli 164 ada 1 (eski 21) parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline ve vaki müdahalenin men'ine karar verilmesini istemiştir.

Davalılardan ... ve ... duruşmada alınan beyanlarında; dava konusu taşınmazın kendilerine babalarından intikal ettiğini, 50 yıldan beridir taşınmazı kullandıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlar, diğer davalılar davaya herhangi bir cevap vermemişlerdir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, alınan müşterek bilirkişi raporuna göre; 164 ada 1 nolu parselin (A) ile gösterilen 3.576,36 metrekare yüzölçümlü kısmının kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulü ile, 164 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 26.12.2018 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 3.576,36 metrekare yüzölçümlü bölümün tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tesciline, müdahalenin men'i talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, hükme esas alınan bilirkişi raporunda çekişmeli 164 ada 1 nolu parselin (A) ile gösterilen 3.576,36 metrekare yüzölçümlü kısmının davalılar tarafından tapu kaydına dayalı olarak kullanıldığının anlaşılması karşısında müdahalenin men'i talebinin reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.

Dava, kesinleşmiş orman kadastrosu iddiasına dayalı tapu iptali ile tescil ve müdahalenin men'i istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılıp 05.10.1988 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışması vardır. Genel arazi kadasrosu ise 1954 yılında yapılmıştır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.