Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak davanın mahiyeti gereği duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava iktisap ve işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ihtiyaç iddiası samimi olmadığından tahliye isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6570 Sayılı Yasanın 7/c maddesi gereğince işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istenebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması, iş yerinin de yapılacak işe uygun ve elverişli olması gerekir. Dava açıldığı tarihte doğmamış bir ihtiyaç nedeniyle tahliye istenemez. Ancak yakın bir tarihte gerçekleşmesi muhtemel ihtiyacın da tahliye nedeni olarak kabul edilmesi gerekir.
Olayımıza gelince; Davalıların kiracı olduğu taşınmazı 3.3.2009 tarihinde satın alan davacı, 21.3.2009 tarihinde tebliğ ettirdiği ihtarnameyle iktisap ve iş yeri ihtiyacını davalılara bildirerek 14.10.2009 tarihinde süresinde işbu davayı açmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde davacının kızının, davacıya ait kuyumcu dükkanında çalıştığını, kuyumcu kalfalık belgesi bulunduğunu dava konusu taşınmazı da kızına kuyumcu dükkanı açmak için satın aldığını belirterek tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece davacının kızının evli olup Bursa'da ikamet ettiği, Bursa-Karacabey arasındaki mesafe, davacı ve davalılar arasındaki kira bedeline ilişkin ihtilaf ve yapılan icra takipleri, davanın açıldığı tarih itibari ile davacının kızının işyeri açma ehliyetine sahip olmaması, bu eksikliklerin sonradan tamamlandığı hususları birlikte değerlendirilerek ihtiyaç iddiasının samimi olmadığı gerekçesiyle tahliye davasının reddine karar verilmiş ise de ; Davacı ve davalılar tanıkları davacının kızının davacının yanında Karacabey'de kuyumculuk işinde çalıştığını ve babasının işyeri açacağını bildirdiklerinden davacı ihtiyacını tanık anlatımları ile doğrulamıştır. Ayrıca ihtiyaçlının yargılama sırasında kuyumculuk için gerekli şartları tamamlamamış olması ve davacının dava açılmadan önce yasal bir hakkı olan kira bedelinin tahsili için icra takibi yapması da ihtiyacın samimi olmadığını göstermez. Bu nedenlerle Mahkemece kiralananın tahliyesine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle ihtiyaç iddiası samimi olmadığından davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.