İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 11.04.2017 tarihli iddianamesi ile cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına
karar verilmiştir.
3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 21.10.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanığın istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, sanığın mahkûmiyetine ilişkin kararın kaldırılmasına ve sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığın savunmalarına itibar edilerek beraat kararı verilmesinin hatalı olduğuna, kararın bozulması ve sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi; sanığın savunmasına itibar edilerek verilen beraat kararının hatalı olup kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın olay günü, katılan mağduru kolundan tutarak rıza dışı arabasına bindirdiği, tarafların araç içerisinde birkaç saat oturdukları, daha sonra sanığın kendi iradesiyle mağdur katılanı aracıyla aldığı yere bırakmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasıyla cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında, sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen karara ilişkin istinaf başvurusu üzerine, sanığın üzerine atılı cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
A. Katılan Bakanlık vekilinin, İlk Derece Mahkemesince çıkarılan tebligat sonrası 05.07.2018 tarihli katılma talepli istinaf dilekçesi sunmuş olduğu, katılma talebinin İstinaf Mahkemesince kabul edildiği anlaşılmakla;
Tebliğnamenin, katılan Bakanlık vekilinin temyiz hakkı olmadığına ilişkin görüşüne iştirak edilmemiştir.
B. Dosya kapsamındaki delillerin incelenmesine göre; mağdurenin üst geçitte sanık tarafından zorla götürüldüğüne ancak insanların buna müdahale etmediğine ilişkin beyanlarının olayın gündüz saatlerinde olması ve insanların yardım isteyen küçük yaşta bir kız çocuğuna yardım etmemelerinin hayatın olağan akışına uygun düşmemesi ve mağdurenin zorla alıkonulduğuna dair başkaca her türlü şüpheden uzak kesin ve somut başka bir delil de bulunmaması nedeniyle; Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Bölge Adliye Mahkemesinin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 21.10.2020 tarihli ve 2018/2128 Esas sayılı kararında katılan vekili ile katılan Bakanlık vekilin tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2024 tarihinde karar verildi.