Mahkûmiyet
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında katılan vekili olarak duruşmaya katılan ancak 28.02.2017 havale tarihli dilekçesiyle vekillikten çekildiğini beyan eden Av. ...'e tebliğ edildiğinin belirlenmesi karşısında; Antalya 12. Noterliğinin 23.02.2017 tarihli vekaletnamesi ile katılan tarafından vekil tayin edilen Av. ...'ın öğrenme üzerine vermiş olduğu temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.11.2018 tarihli kararıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2020/2076 Esas, 2021/1187 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
1. Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; eksik araştırma ve inceleme sonucu delillerin takdirinde hataya düşülerek karar verildiğine, sanığın yüklenen suçu işlemediğine, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin yasaya aykırı olduğuna,
2. Katılan vekilinin temyiz isteği özetle; zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, temel cezanın alt sınırdan belirlenip takdiri indirim uygulanmasının hatalı olduğuna,
İlişkindir.
1. Sanık hakkında suça konu 07.05.2012 keşide tarihli ve 25.000,00 TL tutarında, 16.05.2012 keşide tarihli ve 17.500,00 TL tutarında 2 adet çeki sahte olarak düzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; tanık H.D. ve katılanın beyanlarına göre, sanığın suça konu çekleri aynı anda kullandığının anlaşılması karşısında; suç tarihinin en aleyhe 07.05.2012 olduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2020/2076 Esas, 2021/1187 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2024 tarihinde karar verildi.