Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

1-Gerekçeli kararın hüküm fıkrasında harçlara ilişkin 5 numaralı bentte, “davalıdan alınarak hazineye irat kaydına“ yerine “davacıdan alınarak hazirede irat kaydına” şeklinde yazılması açık maddi hata olup, yerel mahkemece her zaman düzeltilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

2-Gerekçeli kararın hüküm fıkrasında red vekalet ücretine ilişkin 10 numaralı bentte, “davacıdan alınarak davalıya verilmesine“ yerine “davalıdan alınarak davacıya verilmesine” şeklinde yazılması açık maddi hata olup, yerel mahkemece her zaman düzeltilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

3-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, dosyanın bilirkişiye verilmesi için ilave yatırılması gereken miktarın HMK’nun 114/1-g maddesinde ki gider avansına ilişkin olmayıp HMK’nun 324. maddesi kapsamında delil avansına ilişkin olmasına nazaran, Mahkemenin 26.05.2015 tarihli celsede, konuyu gider avansı kapsamında değerlendirdiği ara kararının usulüne uygun olmadığının ancak bununda sonuca etkisinin olmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile, usul ve yasaya uygun olan hükmün bu açıklama ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.