Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesine yer olmadığına

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz sebepleri; mahkûmiyet hükmünden ötürü mağdur olduğuna, dava konusu eşyanın kaçak olduğunu bilmediğine, suç kastı bulunmadığını belirterek hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Suç tarihinde, istihbari bilgi üzerine, sanık ...’un aracının bagaj kısmından mavi bir poşet alarak hakkında beraat kararı kesinleşen temyiz dışı sanıklar ... ve ...’in işlettiği iş yerine girdiği sırada yakalanarak, arama kararına istinaden yapılan aramada, toplam 119 adet kaçak cep telefonu, 199 adet data kablosu, 12 adet şarj aleti ve kulaklık ele geçirilmiştir.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasına aykırılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmalarında; suça konu cep telefonlarını satacağını, kaçak olduğunu bilmediğini, bozma sonrasında ise önceki savunmalarını tekrar ederek dava konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödemek için maddi imkânının bulunmadığını beyan etmiştir.

Suça konu cep telefonlarının kayıt dışı olduğuna ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun yazısı dava dosyasında mevcuttur.

Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.

Olay tutanağına göre, suç tarihinde sanığa ait poşette ticari nitelikteki kaçak cep telefonları ve aksesuarları ele geçirilmiş olması, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun yazısı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;

Olay tutanağına göre sanıktan 119 adet cep telefonu, 199 adet data kablosu, 12 adet şarj aleti ve kulaklık ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; eylemin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası kapsamında kaldığı gözetilmeden aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yolması ile uygulama yapılmasının sonuca etkili olmaması ve ayrıca soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan sanığa verilecek cezada 1/2 indirim oranı yerine indirim oranının 1/3 olarak bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması, 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki ''İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmaz'' şeklinde düzenlemeye göre, kaçakçılık suçundan mükerrir olan sanık hakkında etkin pişmanlık müessesinin tatbikinin mümkün bulunmaması nedeniyle, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Kaçak olduğu anlaşılan dava konusu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde önceden müsadere kararı verildiğinden bahsedilerek dava konusu kaçak eşyanın yeniden müsaderesine karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yozgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2021 tarihli ve 2020/674 Esas, 2021/240 Karar sayılı kararına yönelik sanık ...'un temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından suça konu eşyaya ilişkin bölüm çıkartılarak yerine “Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine,” ifadesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.05.2024 tarihinde karar verildi.