Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı ... vekili asıl dava dilekçesinde, vekil edenine ait 9168 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın 1 nolu dairesinin davalılarca haksız olarak işgal edildiğini ileri sürerek, vaki elatmanın önlenmesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekilince karşı dava dilekçesinde, vekil edeni ile asıl davacı-karşı davalı ...'in eski arkadaş olduklarını, dava konusu taşınmaz vekil edenine ait iken vekil edeninin düzenlediği teminat senedinin davacı ...'ce kötüye kullanılması neticesinde mülkiyetin davacıya geçtiğini, bu durumun davadan hemen önce öğrenildiğini, vekil edeninin kendisinin olduğu zannıyla taşınmaza zorunlu ve faydalı masraflar yaptığını, taşınmazın vergileri ile davacı ...'in dava dışı 3. kişiye olan 3.000,00 TL borcunu ödediğini ileri sürerek, yapılan masraf ve ödemelere karşılık şimdilik 10.000,00 TL tazminatın asıl davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; asıl davada, taşınmazın elbirliği mülkiyetine tabi olduğu gerekçesiyle elatmanın önlenmesi yönünden reddine, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne; karşı davanın ise fuzuli şagilin yaptığı masrafları isteyemeyeceğinden bahisle reddine karar verilmiş, taraf vekilleri hükmü temyiz etmiştir.
1.Asıl dava davacısı-karşı dava davalısı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b) Somut olayda, davacı ...'in dava konusu taşınmazda 1/4 pay ile müşterek malik olduğu, sözkonusu payı 01.09.1995 tarihinde ihale yolu ile satın aldığı, taşınmazda fiili paylaşımın bulunduğu ve davacıya ait payın 1 nolu daireye isabet ettiği anlaşıldığına göre, davacının men'i müdahale talebinin de kabulü gerekirken reddi doğru görülmemiştir.
2.Asıl dava davalısı-karşı dava davacısı ...'ın temyiz itirazlarına gelince,
a) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b) Dava konusu taşınmazın mülkiyeti davacı ...'e aittir. Davalı ... ise mülkiyetin davacıya ait olduğu dönemde, iyiniyetle, taşınmaza bilirkişi raporunda belirtilen iyileştirmeleri yapmıştır. Buna göre, davalı ...'in iyileştirme bedellerini talep edebileceğinin mahkemece düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda (1-a) no'lu bentte yazılı nedenlerle asıl dava davacısı-karşı dava davalısı ... vekilinin, (2-a) no'lu bentte yazılan nedenlerle asıl dava davalısı-karşı dava davacısı ...'ın sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, (1-b) no'lu bentte yazılı nedenlerle asıl dava davacısı-karşı dava davalısı ... vekilinin, (2-b) no'lu bentte yazılan nedenlerle asıl dava davalısı-karşı dava davacısı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 29/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.