SAYISI: 2022/İHK-21000

SAYISI: K-2022/27354

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine,İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.06.2020 tarihinde davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan... plakalı aracın davacının sevk ve idaresinde bulunan 07 TV 588 plakalı araca arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacı müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını, davalı ... şirketine zararın tazmini hususunda başvurulduğunu ancak yasal süre içerisinde cevap alınamadığını ileri sürerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 107 nci maddesi uyarınca belirsiz alacak niteliğinde şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalının temerrüde düştüğü 16.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 24.12.2022 tarihli talep arttırım dilekçesiyle fazlaya ilişkin dava ve talep haklarını saklı tutmak kaydıyla talebini 410.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 97 nci maddesi uyarınca davalı ... şirketine gerekli evraklar ile müracaat edilmediğinden başvuru şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporuna itirazları bulunduğunu, tazminat hesaplamasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, toplanan delillerle birlikte dosyada hatır taşıması ve müterafik kusur durumunun araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 410.000,00 TL maddi tazminatın 18.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının sunduğu hükme esas alınan raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik usul ve esaslarına uygun olmadığını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, iş kazası hususunun değerlendirilmesi, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı ve aylık bağlanıp bağlanmadığının tespiti gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur durumunun araştırılmasını talep ettiklerini, davalı ... şirketi usule aykırı başvuru nedeniyle temerrüde düşmediğinden aleyhine faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza ve rapor tarihine göre usul ve yönetmeliğe uygun, karar vermeye elverişli ve yeterli olduğu, tazminat hesabının Yargıtay kararlarına göre TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapıldığı, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından dosya kapsamında yer alan SGK belgelerinde davacının maaşını almaya devam ettiği bu nedenle fiili olarak geçici iş göremezlik zararı oluşmayacağı, sürekli iş göremezlik tazminat tutarının ise 647.206,39 TL olarak hesaplandığı, sigortacının poliçe limiti olan 410.000,00 TL ile sorumlu tutulabileceği gerekçesiyle talep edilen geçici iş göremezlik tazminatının değerlendirmeye alınmadığı, davacının müterafik kusurlu sayılmasını gerektirecek herhangi bir delil ve belge bulunmadığını, kaldı ki bilirkişi tarafından 647.206,39 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığına ancak poliçe limiti 410.000,00 TL olduğu için limitle sınırlı kalınarak karar verildiğine göre hesaplanan tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yapılsa dahi miktar poliçe limitinin üzerinde kalacağından müterafik kusur indirimi yapılıp yapılmamasının sonuca etkisi bulunmadığını, davacı araç sürücüsü olduğundan hatır taşıması söz konusu olmadığını, KTK'nın 99 uncu maddesi ve sigorta başvuru tarihine göre 18.08.2021 tarihinden itibaren faiz işletilmesinde ve davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı ile sigortalı araç sürücüsünün ceza soruşturması sürecinde uzlaşma sağlamış olmaları nedeniyle başvurunun reddi gerektiğini, davacının arazının göz hastalıklarına ilişkin olmasına rağmen yargılamaya esas alınan raporda göz uzmanı hekimi bulunmadığından hükme esas alınamayacağını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz oranı esas alınarak yapılması gerektiğini, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 14.06.2020 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.

Somut olayda hakem heyetince hükme esas alınan Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 02.08.2021 tarihli raporunda alternatifli yönetmeliklere göre değerlendirme yapılmış, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve ekindeki cetvellere göre davacının kazadan kaynaklı olarak sağ göz travmatik makülopati ve sağ göz görme kaybına bağlı özür oranının %32 olduğu rapor edilmiştir. Hakem heyetince davacının %32 maluliyeti esas alınarak karar verilmiştir.

Her ne kadar raporda kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve ekindeki cetveller kullanılmış ise de raporu düzenleyen heyetin içinde maluliyetin kapsamına göre göz doktorunun olmadığı anlaşılmıştır. Bu hali ile rapor yetersiz olup hükme esas alınması hatalı olmuştur.

Açıklanan nedenlerle; davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan tüm tedavi belgelerinin toplanması; daha sonra, yaralanmanın mahiyeti nazara alınarak içerisinde göz doktoru uzman bilirkişinin de bulunduğu en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından, kaza ile illiyet bağı kuracak şekilde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve ekindeki cetvellere göre davacının maluliyetini belirleyen denetime elverişli bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre (davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2 nci maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi