Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen açılmamış sayılmasına, kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı ... vekili, davacıya ait 7013 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 9 numaralı meskenin davalılar ... ve ... tarafından haksız olarak işgal edildiğini ileri sürerek, vaki elatmanın önlenmesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, karar oturumunda Ali'ye yönelik ecrimisil taleplerini atiye terk ettiklerini bildirmiştir.
Davalılar Haydar ve Ali vekili, intifadan men koşulunun oluşmadığını, hissedarlar arasındaki fiili paylaşım nedeniyle 9 numaralı dairenin davalı ...'ın murisi Hüseyin Aktaş'a kaldığını, hissedar sıfatı bulunan davacıya bırakılan herhangi bir meskenin bulunmadığını, ecrimisil talebinin taşınmaz hissedarlarının tamamına yöneltilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi talebinin davalılar Haydar ve Ali yönünden kabulüne, ecrimisil talebinin davalı ... yönünden 7.272,00 TL olarak kısmen kabulüne, ecrimisil davasının Ali yönünden açılmamış sayılmasına, paydaşlık sıfatı nedeniyle davaya dahil edilen diğer paydaşlar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı ... ve Ali vekili tarafından temyiz edilmiştir.

davalı ... ve diğerleri yönünden paydaş aleyhine, davalı ... yönünden 3. kişiye karşı açılan elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının dava konusu 7013 parsel sayılı taşınmazda bulunan 10/384 hissesinin taşınmaz üzerinde bulunan binanın 9 nolu daireye isabet ettiği kanaatiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma hüküm kurmak için yeterli değildir. Dava konusu taşınmaza dair tapu tedavül kayıtları getirtilip, davacının taşınmazdaki hissesini hangi tarihte ve kimden satın aldığı, satın aldığı kişiye taşınmaz üzerinde bulunan binadaki hangi dairenin bırakıldığı ve dairede kullanımının bulunup bulunmadığı araştırılmadan, davacının vergi kayıtlarına göre neden 8 numaralı dairenin vergilerini ödediği hususu üzerinde durulmadan ve davacının 9 numaralı dairede hakkının bulunup bulunmadığı net olarak ortaya konulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, belirlenecek taşınmazı satın alma tarihine göre, davacının uzun süreli kullanıma sessiz kalması durumunda, muvafakatinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden ecrimisil isteminin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.

Davalı ... ve Ali vekilinin temyiz itirazları yukarıda yazılı sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre davalı ... ve Ali vekilinin sair, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 25,20 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına ve peşin harcın da istek halinde temyiz eden bir kısım davalılara iadesine, 29.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.