Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 20.03.2006-20.12.2012 tarihleri arasında haftanın beş günü 09.00-19.00 saatleri, Cumartesi günleri ise 09.00-15.00 saatleri arasında ön muhasebe sorumlusu olarak çalıştığını, 20.11.2012 tarihinde davalının, haklarını aldığına dair ibranameye imza atmasını aksi takdirde, maaşının 1/3'ünün düşürülerek işe devam etmesinin söylediğini, akabinde de iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, 21.11.2012 tarihinde davalı şirkete ihtarname göndererek hak ve alacaklarını talep ettiğini, davalının 26.12.2012 tarihinde ihtarname gönderdiği ve kendisine işe dönme çağrısı yapmasına karşın, işe başlatılmadığını iddia ederek tazminat ve alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı şirket nezdinde hiçbir alacağının bulunmadığını, davacının şirketten kendi isteğiyle ayrıldığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalının iddiasını somut olarak ispatlayamadığı, iş sözleşmenin haksız sebeple sona erdirildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafından davalıya gönderilen ... 20. Noterliği'nin 21.11.2012 tarihli ihtarnamesinin “Konu” bölümünde “İş akdimin haklı nedenler ile feshi ile birlikte çalıştığım süreler nazara alınarak yasal haklarım olan çalışma ücret maaşlarım, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve sair diğer yasal tazminatlarımın ödenmesi taleplerimi ihtiva eder” açıklamasına yer verildiği, aynı mahiyetteki açıklamanın ihtarname içeriğinde de belirtildiği dikkate alındığında, iş akdinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır. İş akdini haklı nedenle de olsa fesheden taraf ihbar tazminatı talep edemeyeceğinden, Mahkemece davacının ihbar tazminatına ilişkin talebinin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
3- Davacı vekili dava dilekçesinde, alacak kalemleri için miktar belirtmeyerek, 5.000,00 TL. harca esas değer üzerinden belirsiz alacak davası açmış, Mahkemece 26.12.2013 tarihli duruşmada 1 numaralı ara karar ile davacı vekiline dava dilekçesinde talep ettiği alacakları kalem kalem açık bir şekilde belirtmesi için iki haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekili 28.12.2013 tarihli dilekçesinde alacak kalemlerine ilişkin talep edilen miktarları belirtmiştir. Bu hali ile eldeki dava kısmi eda külli tespit talepli belirsiz alacak davası niteliğinde olup, hükmedilen yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi, fazla mesai alacağı, ulusal bayram ve genel tatil alacakları yönünden dava ve ıslah tarihinden itibaren ayrı ayrı faize hükmedilmesi gerekirken bu alacakların tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalıdır.
4- Hükmedilen miktarların brüt mü yoksa net mi olduğunun kararda gösterilmemesinin infazda tereddüde mahal verebileceği ve 6100 sayılı HMK’nun 297/2. maddesine aykırı olacağının gözetilmemesi de isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19/09/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.