B O Z M A Ü Z E R İ N E
HÜKÜMLER: Beraat
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanıklar hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraat kararları verilmiştir.
Katılan vekilinin temyizi, tanık beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, suçun yasal unsurlarının oluştuğuna, ilişkindir.
Sanık ...'nun, yem satışı işi yaptığı, katılanın çalışanı olan tanık ...'a kendisini ... olarak tanıttığı ve yem satın aldığı, karşılığında keşidecisi ... olan, 30.10.2009 keşide tarihli ve 7.690,00 TL bedelli çeki verdiği, çekin bankaya ibrazında karşılıksız çıktığı, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek katılanı dolandırdıkları iddiasıyla kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.
2. Mahkemece yapılan yargılamada, kriminal raporuna göre çek üzerindeki keşideci imzasının sanık ... el ürünü olduğunun ortaya çıktığı, sanık ...'nin suç tarihinde sanık ...'a ait iş yerinde çalıştığı ve İhsan'ın rızası ile çeki verdiği, katılana yönelik hileli bir hareket bulunmadığı ve bu nedenle atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı kabul edilerek sanıkların beraatine hükmedilmiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2024 tarihinde karar verildi.