Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2016 tarihli ve 2014/2011 Esas, 2016/170 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun maddi unsularının oluşmadığına,sanığın atılı suçu işlemekte bir menfaatinin bulunmadığına; dava konu belge ile ilgili olarak tüm imza sahiplerin ve dava konusu belgeye ilişkin bağımsız bölümü kullanan kişilerinin dinlenmemesi neticesi hükmün eksik inceleme sonucu verildiği ve sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve/veya erteleme hükümlerinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

1. Sanık ...'ın katılanların bağımsız bölüm maliki oldukları apartmanın yöneticisi olduğu, apartmanın 20/A (20) numaralı bağımsız bölümünde temyiz dışı "... Güzellik ve Spor Merkezi Turizm Ltd. Şti Güzellik Salonu" ismi ile işyeri açılması için kat mülkiyeti yasasına göre tüm kat maliklerinin muvafakat vermesi gerektiği, buna ilişkin olarak da sanığın apartman yönetiminin karar defterinin 57 nci ve 58 inci sayfalarına iliştirdiği bila tarihli 2 (iki) sayfadan ibaret muvafakatname düzenleyerek kat maliklerinden imza aldığı, ancak davaya konu muvafakatnamenin; 10.sırasındaki "10 nolu bağımsız bölüm'' malikleri katılanlar, ... ve ...' ile 37. sırasındaki "37 nolu bağımsız bölüm'' katılan ...... isim yazısının hizasına tersim olunmuş imzaların katılanların eli ürünü olmadığı, sahte olarak atılmış olduğu, aldırılan bilirkişi raporu ile belgenin aldatıcılık niteliğinin olduğu tespit edilmekle sanığın 3 (üç) kez özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunmuştur.

2. Sanık aşamalarda; iş yeri açmak isteyen temyiz dışı üçüncü kişinin kat maliklerinin isim listesini tapudan aldığını ve talebi doğrultusundaki kararı kat maliklerine elden imzalatmak suretiyle kendisine getirdiğini beyanla üzerine atılı suçu kabul etmemiştir.

3. Mahkeme tarafından taraf beyanları, bilirkişi raporu ve karar defterinin de sanığın uhdesinde bulunduğu sabit olduğu değerlendirilmek ve kabul edilmekle temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

1. Belgede sahtecilik suçlarında, aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup, suça konu belge aslının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özellikleri duruşma tutanağına yazılarak özellikle belgede tarih bulunup bulunmadığı da tespit edilerek gerekçeli kararda aldatma niteliğini taşıyıp taşımadığı ve hukuki sonuç doğurmaya elverişli olup olmadığı tartışılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi ayrıca denetime olanak verecek şekilde suça konu belge aslının dosya içerisinde bulundurulması,

2. Suça konu Muvafakatnamede yazılı olan temyiz dışı "... Güzellik ve Spor Merkezi Turz. Ltd. Şirketi" nin oluş,sanık ve tanık anlatımları karşısında suç tarihindeki yetkililerinin tanık sıfatıyla davet edilerek bilgi ve görgülerinin tespit edilmesi ve özellikle; suça konu muvafakatnameyi kat maliklerine kim veya kimlerin imzalattığı konusunda açık beyanlarının tespit edilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile karar verilmesi,

3.Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan ve kazanılmış hakka konu edilemeyen 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmaması,
Kabul ve uygulamaya göre de;

1. Sanığa isnad olunan "özel belgede sahtecilik" suçuna konu olan belge "MUVAFAKATNAME" başlıklı tek bir belge olup bu tek belgede yer alan birden fazla imzanın sahte olmasının zincirleme suçu oluşturmayacağı gözetilmeden mahkemece suçun zincirleme şekilde işlendiğinin kabulü ile temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca artırılmış olması,

2. İddianamede gösterilmediği halde sanık hakkında ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı Kanun'u aleyhine olan 43 üncü maddesi uygulanmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2016 tarihli ve 2014/2011 Esas, 2016/170 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2024 tarihinde karar verildi.