SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti,vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2014/183 Esas, 2016/43 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükmün eskik inceleme neticesi usul ve yasaya aykırı olarak verildiğine ilişkindir.
1. Sanık ...'in temyiz dışı sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek davaya konu sahte senedi tanzim ettikleri, katılanı da kefil olarak yazıp, senedi kendileri veya üçüncü kişilere imzalatarak katılan aleyhinde icra takibi yapmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçu ile kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Katılanın aleyhinde başlatılan icra takibine İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/1019 Esas sayılı dosyası ile açtığı dava kapsamında aldırılan 11.12.2013 tarihli bilirkişi raporunda kefil imza ve yazılarının kefil gözüken katılan ...'ın eli ürünü olmadığının tespit edildiği; yargılama aşamasında aldırılan 16.02.2016 tarihli bilirkişi raporunda kefil hanesinde bulunan "kefil adresinde bulunan yazı ve rakamları ile" mahkeme yerini gösteren "İstanbul" yazısının sanık ...'in eli ürünü olduğu tespit edilmiştir.
3. Sanık aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
4. Mahkeme tarafından tüm dosya kapsamının bilirkişi raporları ve oluş ile birlikte değerlendirilmesinde sanık hakkında temyize konu hükümler kurulmuştur.
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırım doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Olayın oluşunda katılanın davaya konu senede kefil olarak imza atmadığını, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını beyan ederek borca ve imzaya itirazda bulunduğu, yapılan inceleme sonucunda imzanın katılanın ait olmadığının tespit edildiği, sanığın takip tutarının % 20 tutarında kötü niyet tazminatı ödemesine karar verildiği, imzaya itiraz davası nedeniyle sanığın katılandan tahsilat yapamadığı ve maddi menfaat elde edemediği anlaşılmakla; atılı nitelikli dolandırıcılık eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı ve bu itibarla sanığın nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüsten cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçe bölümü (A) İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2014/183 Esas, 2016/43 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Gerekçe bölümü (B) bendinde açıklanan nedenle, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2014/183 Esas, 2016/43 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2024 tarihinde karar verildi.