HÜKÜMLER: Suça sürüklenen çocuk hakkında beraat, sanık hakkında mahkûmiyet,
eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi

Hükümde yasa yolu gösterilirken, 7 günlük temyiz süresinin 15 gün olarak gösterilmesi suretiyle katılan ... İdaresi vekilinin yanıltıldığı anlaşılmakla temyiz istemi süresinde kabul edilerek;

Suça sürüklenen çocuk ve sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1. Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı

verilmesine, suçta kullanılan nakil aracının müsadere edilmemesine, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2. Sanığın temyiz nedenleri; suça konu sigaralardan haberdar olmadığına, lehine hükümlerin uygulanmadığına, katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 15.08.2013 tarihinde önleme araması kararına istinaden durdurulan, sanığın sevk ve idaresindeki, suça sürüklenen çocuğun bulunduğu kargo aracında şoför mahallinde ve aracın çeşitli yerlerinde toplamda 150 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.

Suça sürüklenen çocuk ve sanık hakkında ayrı ayrı 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca dava açılmış, dosyalar Mahkemece fiili ve hukuki irtibatın bulunması nedeniyle birleştirilmiştir.

Sanık alınan savunmasında, suça konu sigaraların oğlu suça sürüklenen çocuk ... tarafından araca konulduğunu, sigaralardan haberdar olmadığını ifade ederek atılı suçu inkar etmiştir.

Suça sürüklenen çocuk alınan savunmasında, suça konu sigaraları babasından habersiz araca koyduğunu ifade etmiştir.

Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 07.10.2019 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bu doğrultuda karar verildiği görülmüştür.

A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Münhasıran Beraat Kararı ile Nakil Aracının İadesi Kararına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden

1. Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma ilamı doğrultusunda kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; olay tutanağı, suça konu eşyanın yakalanış biçimi ve tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediği yönünde cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle kurulan beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Mahkemece suçta kullanılan nakil aracının iyiniyetli 3. kişiye ait olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların oluşmadığının kabulü ile suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığı kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.

3. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin

sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası "yirmiüçüncü" fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde gereğince suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağı hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.

A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Münhasıran Beraat Kararı ile Nakil Aracının İadesi Kararına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan beraat kararı ile suçta kullanılan nakil aracının iadesi yönünden katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar bakımından herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

22.02.2024 tarihinde karar verildi.