Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2015/495 Esas, 2016/179 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz istemi, soyut iddiaya dayanılarak mahkûmiyet verildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesine uygun davranılmadığına ilişkindir.

1. Sanık ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık ...'in, ...dlı şirket yetkilisi ve başkalarının yargılandığı dosya kapsamında tanık olarak beyanlarının alınmasından sonra haklarında suç duyurusunda bulunulması, adı geçen şirketin 100 gün içinde bitirmeyi taahhütünü ettiği ihale kapsamındaki işin başında durması gereken teknik elemanların taahhütünü içeren noter belgesindeki 100 gün ibaresini işin süresinde tamamlanmaması üzerine 200 gün olarak değiştirerek ihale dosyasına sunmaları biçimindeki eylemleri haklarında kamu davası açılmıştır.

2. Sanık ...'un, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen Küçükbey'in verdiği belgenin noterde yenilenmesini istediğini, cebinde unuttuğu belgeyi tekrar bulduğunda tanımadığı bir şahsa noterde imzalatması için verdiğini, imzalanarak geri getirildiğini beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, sanık ...'in, belgeyi Harun'a vererek yeniletmesini istediğini, yenilenen belgeyi kontrol şefine teslim ettiğini beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, belgenin sahte oluşturulduğuna bilirkişi raporunun, ihaleye ilişkin belgelerin dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.

3. Mahkeme tarafından sanığın örtülü ikrarı, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen diğer sanığın savunması, bilirkişi raporu, ihale belgeleri ve tüm dosya kapsamına göre atılı suçun oluştuğu kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararı verilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın sübut konusunda yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak suça konu düzenleme şeklindeki belgenin 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen “kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden” olduğunun gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2015/495 Esas, 2016/179 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, üye ...'nın eylemin TCK'nun 204/1. Md. Kapsamında kaldığına ilişkin karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2024 tarihinde karar verildi.

(K.O.)
Yazı İşl.Md.Y. A/G

1. UYUŞMAZLIK KONUSU: Çözülmesi gereken Uyuşmazlık; Suça konu belgenin TCK'nın 204/3. Maddesinde belirtilen cezayı artırıcı nedenin uygulanmasını gerektiren sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belge niteliğinde olup olmadığına ilişkindir.

2. SUÇA KONU BELGE:
" TAAHHÜTNAME
RİZE VALİLİĞİ BAYINDIRLIK İL MÜDÜRLÜĞÜ tarafından ihaleye çıkartılan ve ihalesi İncetaş İnş. Taah. Hafr. Eml. Paz. Nak. Özel Gıda. Top. Tem. Yem. İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi'ne kalan RİZE MERKEZ CAMİÖNÜ MAH.B-C BLOK ÖĞRENCİ YURDU GÜÇLENDİRME VE ONARIM İNŞAATI işini ben Gökay Yılmaz İNŞAAT MÜHENDİSİ, ben Süleyman Yılmaz MAKİNA MÜHENDİSİ ve ben Murat Sunar ELEKTRİK MÜHENDİSİ olarak işin başından itibaren 100 (yüz) gün süre ile üstlendiğimizi ve asgari ücretle çalışacağımızı kabul ve taahhüt ederiz.
İNŞAAT MÜH. İMZA MAKİNA MÜH. İMZA ELEKTRİK MÜH. İMZA
Bu onaylama işlem ..... adlı kişiye ait olduğunu ve dairede huzurumda imzalandığını onaylarım...
RİZE 3. NOTERİ
mühür/imza"

a) 1512 sayılı noterlik Kanunundaki ilgili düzenlemeler.
Madde 82 – Bu kanun hükümlerine göre belgelendirilen işlemler resmi sayılır.
Noterler tarafından bu kısmın ikinci bölümünün hükümlerine göre düzenlenmiş olan hukuki işlemler, sahteliği sabit oluncaya kadar geçerlidir.
Bu kısmın üçüncü bölümü hükümlerine göre noter tarafından yapılan imza onaylaması, onaylanan imzanın ilgiliye ait oluşunu belgelendirme niteliğinde bulunup, hukuki işlemlerin içindekileri kapsamaz. Bu işlemlerde imza ve tarih, sahteliği sabit oluncaya kadar geçerlidir.

İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri dışında kalan noterlik işlemleri aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.
Madde 84- Hukuki işlemlerin noter tarafından düzenlenmesi bir tutanak şeklinde yapılır.
Bu tutanağın:
Noterin adı ve soyadı ile noterliğin ismini,
İşlemin yapıldığı yer ve tarihi (Rakam ve yazı ile).
(Değişik. 2/4/1998 - 4358/3 md.) ilgilinin ve varsa tercüman, tanık ve bilirkişinin kimlik ve adresleri ile ayrıca ilgilinin vergi kimlik numarası,
İlgiliniin hakikik arzusu hakkındaki beyanını,
İşleme katılanların imzalarını ve noterin imza ve mührünü,
Taşıması gereklidir.
Bu şekilde düzenlenen iş kağıdının aslı noterlik dairesinde saklanır ve örneği ilgilisine verilir.
Madde 86- Tutanağın, ilgilinin gerçek isteği hakkındaki beyanı yazıldıktan sonra okuması için kendisine verilir. İlgili tutanağı okur, içindekiler isteğine uygun ise, bu husus da yazıldıktan sonra altını imzalar.
Düzenleme şeklinde yapılması zorunlu işlemler:
Madde 89- Niteliği bakımından tapuda işlem yapılmasını gerektiren sözleşme ve vekaletnamelerle, vasiyetname, mülkiyeti muhafaza kaydı ile satış, gayrimenkul satış va'di, vakıf senedi, evlenme mukavelesi, evlat edinme ve tanıma, mirasın taksimi sözleşmesi ve diğer kanunlarda öngörülen sair işlemler bu fasıl hükümlerine göre düzenlenir.
Madde 90- Hukuki işlemlerin altındaki imzanın onaylanması imzayı atan şahsa ait olduğunun bir şerhle belgelendirilmesi şeklinde yapılır.
İmzası onaylanan iş kağıdının aslı ilgilisine verilir ve imzalı bir örneği dairede saklanır. Bu örnek harca tabi değildir.
Onaylama şartları:
Madde 91- Onaylama, imzanın noter huzurunda atılması veya kendisine ait olduğunun ilgili tarafından kabulü ile kabildir.
Onaylama şerhinin ihtiva edeceği hususlar:
Madde 92- Onaylama şerhinin:
İşlemin yapıldığı yer ve tarihi (Rakam ve yazı ile).
(Değişik. 2/4/1998 - 4358/3 md.) İlgilinin kimliği, adresi ve vergi kimlik numarasını,

3. Noter, ilgiliyi tanımıyorsa, kimliği hakkındaki gösterilen ispat belgesini,

4. İmza huzurda atılmışsa bu hususu, imza dışarda atılıp da huzurda ilgili, imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmişse bu husustaki beyanı,
5. İşleme katılanların imzalarını ve noterin imza ve mührünü,
Taşıması gereklidir.
Mühür, tarih, parmak izi ve işaretin onaylanması:
Madde 93- Bu bölümdeki hükümler mühür, tarih parmak izi veya imza yerine geçen el işaretinin noter tarafından onaylanmasında da kıyasen uygulanır.
b. 5237 Sayılı TCK'nın 204. Maddesi
Madde 204- (1) Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmi belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Resmi belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan
belge niteliğinde olması halinde, verilecek ceza yarısı oranında artırılır.

4. KONUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ VE SONUÇ:

Sanık ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık ...'in, ...dlı şirket yetkilisi ve başkalarının yargılandığı dosya kapsamında tanık olarak beyanlarının alınmasından sonra haklarında suç duyurusunda bulunulduğu, adı geçen şirketin 100 gün içinde bitirmeyi taahhüt ettiği ihale kapsamındaki işin başında durması gereken teknik elemanların taahhütünü içeren noter belgesindeki "100 gün" ibaresini işin süresinde tamamlanmaması üzerine "200 gün" olarak değiştirerek ihale dosyasına sunmaları biçimindeki eylemleri sabit görülerek Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2015/495 Esas, 2016/179 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Dairemizce yapılan incelemede sayın çoğunluk, suça konu belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olduğundan bu belgede yapılan sahtecilik nedeniyle sanık hakkında TCK'nın 204 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesini bozma nedeni yapmıştır. Aşağıda açıklanacak nedenlerden dolayı sayın çoğunluğun görüşüne katılmak mümkün olmamıştır.
Yasa koyucu resmi belgelerin, ispat güçleri bakımından birbirlerinden farklı değerlerini dikkate alarak, bunlar üzerinde işlenecek sahtecilik suçlarında daha ağır yaptırım öngörmüştür. 5237 sayılı TCK'nın 204 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasında: Sahteliği kanıtlanıncaya kadar geçerli resmi belgenin sahte olarak düzenlenmesi cezayı artırıcı neden olarak kabul edilmiştir.
Resmi belgeler kanıtlama gücü bakımından; Sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgeler ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgeler olmak üzere ikiye ayrılır.
5237 sayılı Kanunun 204 üncü maddesinin 1 ve 2 nci fıkralarındaki resmi belgeler kural olarak aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerdir.
5237 sayılı TCK'nın 204 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasındaki ağırlaştırıcı nedenin uygulanacağı belgeler ise sahteliği kanıtlanıncaya kadar geçerli olan ve kanunda açıkça gösterilmiş bulunan belgelerdir. Başka bir ifadeyle belgelerin bu niteliklerinin yasada açıkça gösterilmesi gerekir. TCK'nın 204 üncü madde gerekçesinde bu halde cezanın artırılmasının nedeni olarak "Bu hüküm, belgelerde sahtecilik suçları ile delil teorisi arasındaki ilişki göz önüne alınarak daha üstün ispat gücüne sahip belgeyi daha fazla korumak ihtiyacını karşılamaktadır. Ancak değişik yorumlara son vermek maksadıyla bir belgenin böyle bir güce sahip olup olmadığının saptanması için kanunlarda bu hususu belirten bir hüküm bulunması gerekli sayılmıştır." denilmektedir.
Bu belgeler;
a) HMK'nın 204. maddesi gereğince (davacı ve davalısı bulunan hasımlı) mahkeme ilamları;
b) CMK'nın 222. maddesi (CMUK m. 267) uyarınca duruşma tutanakları,
c) İcra ve İflas Kanununun 38. maddesinde açıklanan ilam niteliğini taşıyan belgeler,
d) Noterlik Kanununun 82. maddesi uyarınca noterlerce resen düzenlenen (Niteliği bakımından tapuda işlem yapılmasını gerektiren sözleşme ve vekaletnamelerle, vasiyetname, mülkiyeti muhafaza kaydı ile satış, gayrimenkul satış va'di, vakıf senedi, evlenme mukavelesi, evlat edinme ve tanıma, mirasın taksimi sözleşmesi) belgeler,
e) 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 178. maddesi gereğince seçim kurullarınca düzenlenen tutanaklar,
f) Umuru Belediyeye Ait Ahkamı Cezaiye Hakkında 486 sayılı Kanunun Bazı maddelerini Değiştiren 1608 sayılı Kanunun 6. maddesi gereğince düzenlenmiş tutanaklar,

g) Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 20 nci maddesinde belirtilen kaçakçılığa ilişkin tutanaklar.
Aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olan belgeler, Yasaların açıkça sahteliği kanıtlanıncaya kadar geçerli resmi belge olarak belirtmediği belgelerdir. HUMK'nın 204 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında, "ilgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar" şeklinde belirtilmiştir.
Noterlerce düzenlenen belgeler, düzenleme şeklinde yapılan işlemler ve onaylama şeklinde yapılan işlemler diye ikiye ayrılmaktadır.
1512 sayılı Noterlik Kanununun "Düzenleme" başlığını taşıyan 84 üncü maddesinde, " Hukuki işlemlerin noter tarafından düzenlenmesi bir tutanak şeklinde yapılır..." denilmektedir.
Düzenleme şeklinde yapılan işlemler Noter huzurunda yapıldığından içerik ve onay bölümleri de dahil olmak üzere sahteliği sabit oluncaya kadar geçerlidir. Çünkü 1512 sayılı Noterlik Kanununun 82 nci maddesinin 2 nci fıkrasında, "Noterler tarafından bu kısmın ikinci bölümünün hükümlerine göre düzenlenmiş olan hukuki işlemler, sahteliği sabit oluncaya kadar geçerlidir" denilmektedir. Vekaletname, vasiyetname, mülkiyeti muhafaza kaydı ile satış, gayrimenkul satış va'di, vakıf senedi, evlenme mukavelesi, evlat edinme ve tanıma, mirasın taksimi sözleşmesi ve diğer kanunlarda öngörülen sair işlemler noter tarafından Noterlik Yasası uyarınca resen düzenlenen belge olması nedeniyle sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belge niteliğindedir.
Bazı belgeler noter dışında ilgililerce düzenlenip onay için notere getirilir. Böyle bir belgeyi getiren kişi/kişilere noter, belge içeriğini okur ve ilgili de doğrularsa noter huzurunda imzasını atar. Noter de imzanın huzurunda atıldığını ve imzanın atan kişiye ait olduğunu şerh vererek onar. Bu tür belgelerin imza, tarih ve noterlerce gerçekleştirilen onay bölümü şerhi noter tarafından yapıldığı için sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi evrak niteliğindedir. Ancak bu nitelik evrakın Noterlik dışında hazırlanan içeriğini kapsamaz. Nitekim 1512 sayılı Noterlik Kanununun 82. maddesinin 3. fıkrasında, "Bu kısmın üçüncü bölümü hükümlerine göre noter tarafından yapılan imza onaylaması, onaylanan imzanın ilgiliye ait oluşunu belgelendirme niteliğinde bulunup, hukuki işlemlerin içindekileri kapsamaz. Bu işlemlerde "imza ve tarih, sahteliği sabit oluncaya kadar geçerlidir" denilmektedir. Bu nedenle de, belirtilen yasa hükmü uyarınca, noterce konulan tarih ve onay şerhlerindeki yazının tahrifi halinde fiil, 5237 sayılı TCK'nın 204/3 (765 sayılı TCK 342/2), diğer bölümlerde yapılan sahtecilik ise 5237 sayılı TCK 207/1 (345/1) maddelerine uyan özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. (Belgede sahtecilik suçları Kubilay Taşdemir)
Görüşümüze göre bir belgenin işlemi yapan noter tarafından "düzenleme" şeklinde veya "onaylama" şeklinde yapılıp yapılmayacağını belgenin ilgililerce noter dışında hazırlanması veya belgenin noter tarafından hazırlanmış olması belirlemez. Uygulamada somut olayda olduğu gibi noter tarafından onaylama işlemi yapılacak olan belgeler ilgililer tarafından dışarıda değil işlemi yapan noterlikte örnek metinler üzerinden yazılarak onaylama işlemi yapılmaktadır. Onaylanacak metnin noterlikte yazılmış olması bu belgeye düzenleme şeklinde yapılan işlem niteliğini kazandırmaz. Düzenleme şeklinde işlem yapılabilmesi için Kanunda buna ilişkin açık bir yasal düzenleme bulunması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; yasa gereği noterlikçe düzenleme şeklinde yapılması öngörülmeyen suça konu taahhütnamenin metin kısımlarının noterlikte yazılmış olması bu belgeye sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belge niteliğini kazandırmaz. Suça konu belge ister ilgililerce noter dışında hazırlanıp onay için notere getirilsin isterse noterlikte yazıldıktan sonra onaylama işlemi yapılsın bu belge aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge niteliğinde olup TCK'nın 204 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasındaki ağırlaştırıcı nedenin uygulanma koşulları oluşmamıştır. Zira suça konu belgede sahtecilik metin kısmında olup imza ve noter onayı kısımlarında bir sahtecilik yapılmamıştır. Somut olayda yerel Mahkemenin uygulaması yerinde olup suç tarihi ve zamanaşımını kesen nedenler gözetilerek kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar vermek gerekirken aksi yöndeki sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.22.02.2024