İstinaf başvurusunun kabulü

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili ve dahili davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında, Sivas ili Hafik ilçesi ... köyü 146 ada 2 parsel sayılı 10.812,78 m2 yüzölçümündeki taşınmaz orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun'la değişik 4 üncü maddesi hükmüne göre yapılıp 03.04.2007-02.05.2007 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu bulunmaktadır.

Davacı dava dilekçesinde; dava konusu Sivas ili Hafik ilçesi ... Köyünde bulunan 146 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti sırasında hatalı olarak orman vasfı ile Hazine adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın kadimden beri malik sıfatıyla ataları ve sonrasında kendisi tarafından zilyet sıfatıyla kullanıldığını ileri sürerek ırsen intikal, paylaşım ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişme konusu 146 ada 2 sayılı orman parselinin bir bölümünün tapu kaydının iptal edilip adına tapuya tescil edilmesini istemiştir.

Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın niteliği gereği özel mülkiyete konu olmasının ve zilliyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen çekişmeli bölümün orman sayılmayan yerlerden olduğu, davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesi ile, davanın kabulü ile dava konusu 146 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 13.08.2018 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 414,04 metrekarelik kısmının ifrazı ile davacı adına tarla vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, karara karşı davalı ... İdaresi vekili ve dahili davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, çekişmeli yerin orman sayılmayan yerlerden olduğu, kadastro tespit tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesinde düzenlenen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlendiğinden davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ne var ki; ormanların mülkiyeti Hazineye kullanma ve yararlanma hakkı Orman Genel Müdürlüğüne ait olduğundan orman niteliği ile Hazine adına tapuda kayıtlı taşınmazlara yönelik açılacak davalarda Hazine ve Orman İdaresinin yasal hasım olduğu halde mahkemece Hazinenin karar başlığına ihbar edilen olarak yazılıp yargılama giderlerinin sadece Orman İdaresinden alınmasına karar verilmesi isabetsiz ise de, bu hataların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi gereğince hüküm düzeltilmek suretiyle davanın kabulü ile, 13.08.2018 tarihli rapor ve krokide A ile işaretlenen 414,04 m2 yüzölçümlü kesiminin tapu kaydının iptal edilip aynı adanın takip eden parsel numarası verilerek bahçe niteliği ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, bu kez davalı ... İdaresi vekili ve dahili davalı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro öncesi zilyetlik hukuksal nedenine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil ile orman kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... İdaresi vekili ve dahili davalı Hazine vekili vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi