Mahkûmiyet, kaçak eşya ve nakil aracının müsaderesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, gıyabi kararın sanığın yurtdışında ikamet ettiğinin tespit edilmesine rağmen yurt içi ikamet adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35 nci maddesine göre tebliğinin usulsüz olduğu anlaşılmakla öğrenme üzerine temyizinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1.Sanığın temyiz isteminin, suçun işlendiği tarihte Türkiye'de olmadığına, ehliyetini kaybetmesi nedeniyle müracaatta bulunduğuna, kaybettiği ehliyeti kullanılarak sigara kaçakçılığı yapıldığına, işlemediği bir suç nedeniyle haksız olarak ceza aldığına ilişkin nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Malen sorumlu vekilinin temyiz istemi, malen sorumlunun aracının kiralık olarak kullanıdığına, suçun işlenmesinden haberdar olmadığına ve iyiniyetli üçüncü kişiye ait olan aracın iadesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Olay tarihinde kolluk güçlerince oluşturulan uygulama noktasında durdurulmak istenen ...plaka sayılı aracın uygulama noktasından kaçmaya başlaması üzerine, sürücüsü tarafından terkedilmiş vaziyette yakalandığı, araçta yapılan aramada ise toplam 1250 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

Sanığın aşamalardaki savunmalarında, atılı suçu işlemediğini, Almanya ülkesinde ikamet ettiğini, suç tarihinde de yurtdışında olduğunu, ehliyetini kaybetmesi nedeniyle kayıp müracaatında bulunduğunu, aracı kendisinin kiralamadığını, yaptığı araştırmada kimliğini kullanan şahsın ...isimli şahıs olduğunu öğrendiğini beyan ederek suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.

Sanığın yurt dışı giriş çıkış kayıtları dosya içerisinde olup olay tarihinde Türkiye'de olduğu anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamına göre, ... plaka sayılı aracın dur ihtarına uymayarak kaçtığı ve terkedilmiş vaziyette bulunduğu, sanığın aşamalarda ısrarla atılı suçu işlemediğini ve kaybettiği sürücü belgesi kullanılarak atılı suçun işlendiğini beyan etmesi, Kemalpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğüne 15.08.2013 tarihinde müracaat ederek sürücü belgesini kaybettiğine dair müracaatta bulunduğuna dair belgeler sunması karşısında, ......,....,isimli şirket tarafından düzenlenen araç kiralama sözleşmesi aslı, sürücü belgesini kaybettiğine dair "kayıp belge müracaat tutanağı " aslı, sanığın 08.01.2014 tarihli ifade tutanağı üzerindeki imzalarla sanığın mukayeseye elverişli imzaları temin edilerek imza incelemesi yaptırılması, araç kiralama sözleşmesi üzerindeki 0507 238 72 36 numaralı hattın abonelik sözleşmesinin temin edilerek hattın sanığa ait olmadığının tespitiyle bu sözleşmedeki imzanın da incelenmesi, sanığın savunmasında bahsettiği ...isimli şahsın açık kimlik adres bilgilerinin tespitine çalışılması, gerektiğinde CMK 48 inci maddesindeki tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatılarak beyanlarının tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi,

Kabule göre ise;

1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 13.11.2013 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin ise 06.02.2014 olduğu, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan kontrolde;

Yargılamasının devam ettiği anlaşılan Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/279 Esas sayılı dosyası ile birleşen Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/68 Esas sayılı dosyasında sanığa atılı eylemle ilgili olarak suç tarihinin 10.01.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 26.06.2015 olduğu,

Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosyaların incelenip, gerektiğinde birleştirilerek, sanığın bu eylemleri bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,

2.Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada; soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, ihtarat yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak,

Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu,

3.Suçta kullanılan aracın malen sorumlu tarafından Çaykara Rent A Car isimli şirket aracılığıyla kiraya verildiği, sanığın atılı suçun işlenmesinde önceden haberdar olduğuna ve iyiniyetli olmadığına ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı gözetilmeden nakil aracının iadesi yerine dosyadaki delillerin takdirinde hataya düşülerek müsadere kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın ve malen sorumlu vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 22.02.2024 tarihinde karar verildi.