Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin Çorum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen adli soruşturma kapsamında 12.08.2017 günü kolluk birimine kendiliğinden gelen davacı hakkında yakalama işlemi uygulanarak 14: 00'da savunması alındıktan sonra davacının 16: 35'te salıverildiği, daha sonra 14.08.2017 tarihinde mevcutlu olarak Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen davacı hakkında mahkemece adli kontrol kararı verilerek serbest bırakıldığı belirtilerek; davacı hakkında uygulanan haksız işlem nedeniyle 15.000 TL maddi ve 1.000.000 TL manevi tazminatın adli işlem tarihi olan 12.08.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davanın kabulü gerektiğine ve vekalet ücretine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/322 Esas, 2018/405 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturma kapsamında kolluğa davet edildiği, davacının 12.08.2017 günü kendiliğinden kolluğa geldiği, görevlendirilen müdafi huzurunda şüpheli olarak ifadesinin alındığı, ifadesinin alınmasını müteakip aynı gün serbest bırakıldığı, davacıya iki gün sonra savcılığa sevk edilmek üzere tekrar gelmesi söylendiği, 14.08.2017 tarihinde yine davacının kendiliğinden kolluğa geldiği ve akabinde savcılığa intikal ettiği, savcılık tarafından adli kontrol istemiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildiği, görevlendirilen müdafi huzurunda şüpheli olarak ifadesinin alındığı ve ifadesinin alınmasını müteakip aynı gün adli kontrolle serbest bırakıldığı, dosya içeriğine göre davacının tazminat davasına dayanak teşkil eden Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/322 Esas, 2018/405 Karar sayılı dosyasında davacı hakkında herhangi bir gözaltı veya yakalama işlemi yapılmadığı, herhangi bir tutuklama kararı da verilmediğinin anlaşılması karşısında davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi tarafından reddedilen tazminat miktarı yönünden hükmün kesin olduğu belirtilmiş ise de; temyiz kesinlik sınırının talep edilen veya hükmedilen toplam maddi ve manevi tazminat miktarı üzerinden değerlendirileceği, karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 58.800 TL olduğu, davacı aleyhine reddedilen toplam tazminat miktarının 1.015.000 TL olması nedeniyle maddi ve manevi tazminatlara ilişkin verilen hükmün davacı bakımından kesin olmadığı belirlenerek, davacı vekilinin maddi ve manevi tazminata ilişkin temyiz sebepleri yönünden yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, davacı hakkında herhangi bir gözaltı veya yakalama işlemi yapılmadığı, herhangi bir tutuklama kararı da verilmediğinden tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, davanın vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, davanın tamamen reddedilmesi nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceği anlaşılmakla, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2024 tarihinde karar verildi.