Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
...23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/329 Esas, 2016/108 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği;verilen cezanın haksız olduğuna ilişkindir.
1. 17.06.2015 tarihinde hakkında başka suçlardan yakalaması bulunan sanığın, mağdur ... kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş sahte sürücü belgesi ile yakalandığı anlaşılmıştır.
2. Sanık, aşamalarda üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.
3....Kriminal Polis Labortauvarı Müdürlüğünden alınan18.06.2015 tarihli uzmanlık raporuna göre; suça konu sürücü belgesinin külliyen sahte olarak oluşturulduğu ve aldatma niteliğinin bulunduğunun rapor edildiği belirlenmiştir.
4. Mahkeme tarafından suça konu sürücü belgesi duruşmaya getirtilip, incelenmek suretiyle özellikleri tutanağa geçirilmiş, sürücü belgesinin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirlenmiştir.
5. Mahkeme kabul ve uygulamasına göre, sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit görülmekle, anılan suçtan cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
1.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulamasında, hükümden sonra 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle...23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/329 Esas, 2016/108 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2024 tarihinde karar verildi.