İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasındaki 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılması istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin davanın niteliği gereği reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kastamonu ili Cide ilçesi ... köyü 101 ada 1 parsel sayılı 4.986.681,67 metrekare yüzölçümlü taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına kayıtlıdır. 6831 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılıp 28.12.2017 tarihinde ilan edilerek eldeki dava sebebiyle kesinleşmeyen, sınırlandırma sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında bırakılan ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulamasıyla 101 ada 1 parselin 23.853,98 m2 yüzölçümlü kesimi (PI ila PVIII, PXI nolu poligonlar) Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kastamonu ili Cide ilçesi ... köyünde, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca çalışma yapıldığını, sınırlarını bildirdikleri yerin 2/B şartlarını taşımasına rağmen 2/B işlemine tabi tutulmadığını ileri sürerek dava dilekçesinde sınırlarını belirtilen çekişmeli taşınmazın 2/B madde uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarılarak davacı adına tespit ve tescil edilmesini istemiştir.
Davalılar; davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile, davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, orman sınırları içinde bulunan taşınmazların Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması ve anılan işlemin kesinleşmesi halinde 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun)
hükümleri uyarınca öncelikle hak sahiplerine satışları yapılacağından davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmakta ise de, orman kadastrosu yapma ve orman rejimi dışına çıkarma yetkisinin orman kadastro komisyonlarına ait olduğu, orman tahdidi içinde olan taşınmazın, hangi nedenle olursa olsun orman sınırları dışına çıkartılması isteğiyle orman idaresini zorlayıcı nitelikte davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gerekçesi ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
çekişme konusu edilen taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılması istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde, 2007 yılında 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) 5304 Sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (5304 Sayılı Kanun) değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosu, daha sonra 6831 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılıp 28.12.2017 tarihinde ilan edilerek eldeki dava sebebiyle kesinleşmeyen, sınırlandırma sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında bırakılan ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulaması mevcuttur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.