DAVA TÜRÜ: İtirazın iptali ve tahliye
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için, tahliye istekli olarak yapılan icra takibine itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, itirazın iptali davasının kısmen kabulüne ve tahliyeye karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacıya ait kiralananda kiracı olan davalının, kira borcunu ödememesi nedeniyle, Beyoğlu 1. İcra Müdürlüğü'nün 2011/8668 esas sayılı takip dosyası ile, 2010 Mart ayından 2011 Mart ayına kadar olan 13 aylık 5.850 TL tutarındaki kira borcunun tahsili ve kiralananın tahliyesi için takip yapıldığını, borcun ödenmediği gibi, haksız yere borca itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı cevabında, 2010 yılı Haziran ayına kadar kira paralarının yatırıldığını, bu aydan itibaren davacının kiralananı kullanım amacına uygun olarak bulundurma yükümlülüğünü yerine getirmediğinden, kiralananı kullanamadığını ve tahliye ettiğini, kira borcunun bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, itirazın iptali davasının kısmen kabulüne ve tahliyeye karar verilmiştir.
Davacı takibinde 01.01.1987 başlangıç tarihli sözlü kira sözleşmesine dayanmış iken, yargılama sırasında 01.01.1987 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanmıştır. Davaya dayanak yapılan bu sözleşmede kiralayanın ... ve ortakları olarak belirtildiği halde, dava ... tarafından açılmıştır. Kiralayanlar birden fazla ise, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan takibi birlikte yapmaları ve davayı da birlikte açmaları gerekir. Mahkemece, kiralayanlar arasındaki zorunlu dava arkadaşlığı kuralı dikkate alınarak, davacının sözleşmedeki ortaklardan olup olmadığı ve birlikte dava açılması gerekip gerekmediği üzerinde durularak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.