Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 229 parsel sayılı 2265,71 m2 yüzölçümündeki taşınmaz pay bağışına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve paydaşları ile ölü olduğu belirtilmek suretiyle ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden ve kanunları uyarınca Hazineye kalan taşınmazlardan olduğunu öne sürerek dava açmış, yargılama sırasında tapu kayıtlarına dayanmıştır. Mahkemece davanın reddine, 102 ada 229 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tespit malikleri adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 102 ada 229 parsel sayılı taşınmazın kanunları uyarınca Hazineye kalan yerlerden olmadığı gibi, davacı Hazinenin tutunduğu 11 Nisan 1289 tarih ve 109 sayılı ve T.Sani 926 tarih ve 33 sayılı tapu kayıtları kapsamında kalmadığı, taşınmaz üzerinde tespit tarihinde adına tescil kararı verilen zilyet davalı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı Hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 6.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.