İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 16.09.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz isteği; katılanın maddi ve manevi anlamda mağdur olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sanığın hiçbir takdiri indirim uygulanmadan üst hadden cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay; mağdur ...'ın olay tarihinden önce sanık ...'e ait aracı ödünç olarak aldığı, teslim etmesi gereken sürede geri vermediği, kaza yaptığı ve korkup kaza yerinde aracı bırakıp kaçtığı, daha sonra sanık ...'in kendisini aradığı, ancak telefonlarına cevap vermediği, sanığın kardeşi olan temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ....'in mağdurun arkadaşı olan temyiz dışı sanık ...'ten mağduru bulmasını istediği, bunun üzerine temyiz dışı sanık ...'in mağdur ile buluşarak yerini temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ...'e mesaj attığı, temyiz dışı sanık ... ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ....'in yanlarına gelerek mağduru zorla araca bindirdikleri, temyiz dışı sanık ...'in mağdurun cüzdanını istediği, mağdura yumruk vurduğu, katılanın cebinde bulunan 400,00 TL parayı, nüfus cüzdanını, sürücü belgesini, kredi kartlarını ve banka kartlarını, cep telefonunu aldıkları, kredi kartı ve banka kartı şifrelerini zorla öğrendikleri, temyiz dışı suça sürüklenen çocuk Soner'in kartları alarak 150,00 TL para çektiği, daha sonra kartları mağdura geri verdiği,mağduru sanık ... ile yüzleştirmek için araca bindirdikleri araçta arbede yaşandığı, mağdurun araçtan atlamak istediği ancak izin vermedikleri, sanık ...'in evinin önünde durdukları, sanık ...'in aracın yanına gelerek mağdura "o para gelmezse seni öldürürüm" dediği, sonra katılanı araçtan indirdikleri iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında suçun sübutunun kabulü ile atılı suçtan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak sanığın temyiz dışı sanıkları azmettirdiğine ve temyiz dışı sanıkların mağdura karşı iddialara konu eylemlerde bulunacaklarına dair bilgisinin bulunduğu yönünde, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından sanık hakkında atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

1.Temyiz dışı sanıkların aşamalardaki beyanları, mağdurun ifadeleri ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, temyiz dışı sanıkların mağdura karşı iddialara konu eylemlerde bulunacaklarına dair bilgisinin bulunduğu yönünde, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı, mağdurun da aşamalardaki beyanlarında böyle bir iddiasının olmadığı anlaşılmakla, sanığın beraatine ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiş, katılan vekilinin katılanın maddi ve manevi anlamda mağdur olduğuna, sanığın hiçbir takdiri indirim uygulanmadan üst hadden cezalandırılması gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 16.09.2020 tarihli ve 2020/1070Esas, 2020/906 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2024 tarihinde karar verildi.