Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çanakkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2015/1148 Esas, 2016/230 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir.
Sanık, dosyada lehine karar verilmesi istem ile hükmü temyiz etmiştir.
1.Sanığın, kiraladığı aracı trafik kazası yaptıktan sonra teslim ettiği ihbar edenin araç kontrolü sırasında torpidoda ele geçen suça konu belgelerle ilgili sanığın bağlı olduğu askeri birimden belgelerin sahte olabileceğini öğrenmesi üzerine suç duyurusunda bulunması üzerine başlatılan soruşturmada, sanığın... ili ...ilçesi ... Karakoluna süresiz olarak görevlendirildiğine dair K.K.K. Personel Daire Başkanlığı ibareli sahteliği kriminal rapor ile sabit olan 21/01/2015 tarihli belgeyi ve 12/02/2015 tarihli anlaşmalı boşanmayı içerir Nazilli Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) duruşma tutanağını tanzim etmek suretiyle üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunmuştur.
2.Sanık savunmasında, üzerine atılı suçlamayı kabul ettiğini, belgeyi herhangi bir yerde kullanmadığını, sadece boşanma aşamasında olduğu eşinden boşanmayı kolaylaştırmak amacıyla tanzim ettiğini, pişman olduğunu beyan etmiştir.
3.Kriminal raporda, duruşma tutanağının mühür, kaşe ve imza içermediğinden aldatıcılık niteliğinin bulunmadığını, görevlendirme yazısının ise aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir.
4. K.K.K. Personel Daire Başkanlığı tarafından düzenlenmiş gözüken 21/01/2015 tarihli belgenin teyidi için yapılan yazışma sonucunda söz konusu belgenin K.K.K.lığınca düzenlenmediğinin bildirildiği, Nazilli Asliye Hukuk Mahkemesince (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) düzenlenmiş gözüken 12/02/2015 tarih 2015/586 esas sayılı boşanmaya ilişkin duruşma tutanağı teyidi için yapılan yazışma sonucunda 2 tane Aile Mahkemesinin bulunduğu, Asliye Hukuk mahkemelerinin Aile Mahkemesi sıfatıyla herhangi dosyaya bakmadığı, 12/02/2015 tarihli bir duruşma tutanağının düzenlenmediği, 2015/586 esas sayılı bir dosyanın bulunmadığının bildirildiği tespit edilmiştir.
5.Mahkemece sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabulü ile hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanık hakkında duruşma tutanağına yansıyan herhangi bir olumsuz davranışı bulunmaması, soruşturma aşamasından itibaren atılı suçlamayı ikrar ederek pişman olduğunu ifade etmesi ve hakkında belirlenen cezada TCK'nun 62. maddesi gereği takdiri indirim uygulanması ile eylemlerine ilişkin olarak belirlenen hapis cezası TCK'nun 51. maddesi uyarınca ertelenen ve suç tarihi itibari ile engel bir sabıkası bulunmaması nazara alındığında, sanık hakkında "sanığın geçmişteki hali göz önüne alındırığında cezasının ertelenmesi halinde yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat edinilmediğinden sanık hakkında CMK 231. maddenin uygulanmasına yer olmadığına" şeklindeki yetersiz gerekçeyle hükümde çelişki yaratılmak suretiyle CMK'nun 231. maddesinin uygulanmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çanakkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2015/1148 Esas, 2016/230 Karar sayılı kararında sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2024 tarihinde karar verildi.