Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Mahkemenin bozma öncesi kararı ile suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına hükmedildiği, bu hükmün temyizi üzerine araç hakkındaki kararın Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 25.11.2020 tarihli ve 2019/10666 Esas, 2020/16888 Karar sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmek suretiyle kesinleştiği, bu itibarla temyize konu hüküm bakımından araçla ilgili temyiz incelemesi yapılmasının mümkün olmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; temel cezanın alt sınırdan belirlenmiş olmasına, eşyanın değeri nedeniyle cezada indirim uygulanmasına, hapis cezasının ertelenmesine, suçta kullanılan nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz sebepleri; suça konu akaryakıtı aracında kullanacağına, ticari amacının olmadığına, Gümrük İdaresi davada vekille temsil edilmediğinden lehine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Suç tarihinde yapılan rutin yol kontrolleri esnasında, sanığın sevk ve idaresindeki kamyonda kaçak motorin olduğundan duyulan şüphe üzerine usulüne uygun biçimde Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emrine istinaden yapılan aramada, aracın yakıt depoları ile araçta bulunan bidonlardan toplamda 1.600 litre kaçak motorin ele geçirilmiştir.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında; motorini aracında kullanacağını, ticari amacının olmadığını beyan etmiştir.
Sanığın sevk ve idaresindeki ticari nitelikteki kamyon cinsi nakil aracının yakıt deposundan ticari miktar ve mahiyette kaçak motorin ele geçirilmiş olup ticari nitelikteki araçta kaçak akaryakıt kullanmanın ticari amaçla eylemin gerçekleştiğini göstermesi karşısında sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenerek sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının "yirmiüçüncü" fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin, 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'da hüküm altına alınması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile sonradan yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası delâletiyle aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı uygulanarak lehe Kanun'un tespiti yerine, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasına göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,
2.Soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının Devlet Hazinesine hüküm tarihine kadar ödendiği takdirde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerekirken, bir aylık süre içerisinde ödenmesi halinde 1/3 oranında indirim yapılacağı ihtar edilmek suretiyle sanığın yanıltılması ve bu itibarla ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 14.05.2024 tarihinde karar verildi.