Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2020/269 Esas, 2021/198 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. Duruşma açmak ve yeniden hüküm kurmak suretiyle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.07.2022 tarihli ve 2021/2451 Esas, 2022/1928 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
1. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; delillerin hatalı değerlendirildiğine, sanığın öldürme kastı bulunmadığına, haksız tahrik indiriminin üst hadden yapılması gerektiğine ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
2. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; eylemin tasarlandığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
1.Sanık ...'nin 29.06.2020 günü sabah evinden çıkarak Sanayi Sitesinde çay ocağı işleten arkadaşı tanık Hikmet Demiral'ın yanına gidip, 55 SL 817 plaka sayılı aracı ödünç olarak aldığı, aynı gün saat 11: 30 sıralarında maktulün işyerine giderek maktulden olay yeri olan Halkbank'ın önüne gelmesini istediği, daha sonra arkadaşı olan tanık ...'yi aracına alarak şehir içinde gezdikleri, saat 12: 40 sıralarında olayın geçtiği ... ili Çarşamba ilçesi Orta Mahalle Çakmakçılar Caddesi ... Tarım Ürünleri isimli işyerinin önünde aracı durdurduğu, araçtan inerek aracın arka koltuğunda bulunan tüfeği aldığı ve bu işyerinin önünde durmakta olan maktulü hedef alarak üç el ateş ettiği, maktulün karın, kasık ve bacak bölgelerinden yaralanarak yere düştüğü, eylemini gerçekleştirdikten sonra sanığın olay yerinin hemen yakınına çalışır vaziyette bıraktığı aracına binerek olay yerinden uzaklaştığı, maktulün ... olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği ve sanığın bu suretle kasten öldürme suçunu işlediği anlaşılmıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, tasarlama koşullarının oluşmadığı somut olayda sanık lehine meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin yasal koşullarının oluşmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının bozma nedeni dışında yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, takdiri indirim hükümleri yönünden mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yeterli ve kanunî bir gerekçeyle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma sebebi dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık ile maktul arasında tespit edilen mesaj kayıtları, telefon görüşme kayıtları, maktulun ... paylaşımına ait kayıtlar, tanıklar ..., ..., ... ve ...'nin beyanları ile sanığın aşamalarda değişmeyen maktul tarafından sürekli tehdit edildiğine ve hakarete maruz kaldığına dair savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, olay öncesi maktulün, sanığa yönelik borcunu ödemesi için tevali eden tehdit ve hakaret içeren sözler sarf etmiş olması karşısında, sanığın eylemini maktulden kaynaklanan haksız tahrikin etkisi altında işlediği anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un asgari had olan 18 yıl ile azami indirim düzeyi olan 12 yıl arasında indirim öngören 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümleri uygulanırken asgari hadden bir miktar uzaklaşılarak indirim yapılması yerine yazılı şekilde 18 yıl hapis cezası verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde yer alan (3) numaralı bentte haksız tahrike yönelik açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.07.2022 tarihli ve 2021/2451 Esas, 2022/1928 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.05.2024 tarihinde karar verildi.