HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Tutak Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan (2 kez) 1 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından anılan; hükümlerdeki suçun uzlaşma kapsamına alındığı, sanık hakkında uzlaşma usulünün uygulanması gerektiği belirtilerek hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine Tutak Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2020/140 Esas, 2021/90 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılanlar ... ve ...'a karşı dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ( 2 kez) karar verilmiştir.

1.Sanık tarafından, atılı suçu işlemediği, hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiği belirtilerek hükümler temyiz edilmiştir.

1. Sanığın, katılan ... ile evlilik vaadiyle görüştüğü, katılan ...'a kendisini ... olarak tanıttığı, katılana bir adet yüzük ve bir çift küpe aldırdığı, yine sanığın katılan ... 'ye ise kendisini ... isimli şahıs olarak tanıttığı, evlilik vaadiyle katılan ...'den farklı gerekçelerle ve farklı zamanlarda toplam 7.500,00 TL para aldığı, bu suretle sanığın üzerine atılı suçları işlediği iddiasıyla sanık hakkında kamu davaları açılmıştır.

2. Sanık suçu işlemediğine ilişkin beyanda bulunmuştur.

3. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; sanığın savunması, katılanların beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın atılı suçları işlediği kanaatine varılarak temyize konu hükümler kurulmuştur.

1. Sanığın farklı zamanlarda katılan ... 'den farklı gerekçelerle para almış olması karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamış olması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.05.2024 tarihinde karar verildi.