Kısmen kabul
Taraflar arasındaki iş kazasından tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar ve davalılardan ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında kısmen kabul ve kısmen redde dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar ve davalılardan ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmek, davacılar vekili tarafından temyiz inclemesinin duruşmalı yapılması talep edilmekle beraber, miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verilerek; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisi ... ...'in davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu bulundukları 4.4003.5.8.2.45.12 sicil nolu işyeri ... Eski PTT 2 katlı binasının çatı aktarma işinde çalışmakta iken 17.11.2007 olay tarihinde iş kazası geçirerek vefat ettiğini, müteveffanın ölümü ile davacıların desteğini kaybettiklerini, beyanla eş ... ve çocuklar ..., ... ve ... lehlerine 1.000 TL'şer maddi, eş lehine 40.000 TL, çocuklardan ... ve ... lehlerine 30.000 TL'şer, ... lehine 25.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.11.2007'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesini talep ve dava etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemini davacı eş yönünden 150.002,55 TL'ye artırmıştır.
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki ve husumet itirazlarının olduğunu, kazanın davacının kusurundan kaynaklandığını, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, beyanla davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle yetki ve husumet itirazlarının olduğunu, kazanın davacının kusurundan kaynaklandığını, müvekkilinin inşaat mühendisi olarak çalıştığını, ve inşaat mühendisi taahhütnamesini imzaladığını, görevinin proje tatbikatı ile sınırlı olduğunu, iş güvenliğinden sorumlu tutulamayacağını, beyanla davanın reddini savunmuştur.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazlarının olduğunu, ... PTT Merkez Müdürlüğü Hizmet Binasının güçlendirilmesi işinin yüklenici firma ... İnşaat LTD ŞTİ'firmasının üstlendiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılan davanın reddini savunmuştur.
4.Davalılar ... ... ve ... davaya cevap vermemişlerdir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası yazılı kararında özetle; aldırılan hesap, kusur raporu, ve tüm dosya kapması bir arada değerlendirildiğinde; davacılar murisi ... ...'in, dava dışı ... İnş. Ltd. Şti. 'de çalışmakta iken 17.11.2007 tarihinde iş kazası geçirerek hayatını kaybettiği, iş kazasının oluşumunda olayın meydana gelmesindedava dışı ... İnş.AŞ.'nin %50 oranında kusurlu, davalı ...'nin %10 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'un %10 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'ün %5 oranında kusurlu olduğu, kazazede ... işçinin %25 oranında kusurlu olduğu, diğer davalılar ... ve ...'a kusur izafe edilmediği tespit edilmiş, davanın kusura dayanılarak maddi, manevi tazminatın tahsili istemi ile açılmış olduğu, davacıların karşılanmamış zararlarının davacı eş ...'in 150.002,55 TL, davacı çocuk ...'in 32,20 TL karşılanmamış zararının olduğu, diğer davacı çocuklar ... ve ...'in karşılanmamış zararının olmadığı anlaşılarak karar verilmiş, iş kazasının oluşumunda davacı ve davalı şirketin kusur durumu, kazanın oluş şekli, kazanın meydana gelmesinde davalılar şirket yetkililerinin ve diğer davalı ...'ün iş sağlığı ve güvenliği önlemlerindeki ihmali nedeniyle kusurlu olması, ülkenin ekonomik koşulları, taraf tanıklarının beyanları tarafların sosyo-ekonomik durumu, tazminat tutarının caydırıcılık uyandıran oranda olması, davacıların manevi olarak çektikleri elem ve ızdırabın bir nebze giderilmesi, gerektiği gözetildiğinde manevi tazminat istemlerinin tam kabulüne karar verilerek davacıların daha önce ... İş Mahkemesinin 2009/208/ E-2011/283 K sayılı dosyasında işveren ... İnşaat Nak. Tur. Taah. San. Tic Ltd Şti'ne karşı açılan davada verilen karar gözetilerek tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılardan ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalılar ... ve ... ...'a kusur izafe edilmediğinden bahisle bu davalılar yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, asıl işverenlerin işlerin tamamını alt işverenlik sıfatı altında başka bir işverene devretme olanağının bulunmadığını, PTT'nin sorumluluğunun yüklenici firma ... İnş. Nak. Tur. San. Tic. A.Ş ile imzalamış olduğu sözleşmeye dayanmakta olup, sözleşmede asıl işverenin yapı denetim ve sorumlu olduğu hususuna yer verildiğini, kazanın meydana gelişinde asıl işveren konumundaki ...'nün kusurunun tam olduğunu, yine davacılardan müvekkilleri ..., ... ve ...'e maddi tazminat taleplerine ilişkin kurulan hüküm ve yapılan değerlendirmelerin hatalı olduğunu, dolayısıyla talepleri gibi davasının kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;mahkemece alınan hesap bilirkişi raporunda belirlenen tazminatın toplam olarak hesaplanmış olup, kusur raporunda kusuru durumu ayrı ayrı belirlenmiş olup, ödenmesi gereken tazminat için kusur durumuna göre ayrı ayrı hesaplama yapılması gerektiğini, davalı müvekkili ... yönünden meydana gelen kazada %5 kusurlu olup, kusur durumuna göre maddi tazminat hesaplaması yapılması gerekmekte olup, diğer davalılarla aynı kusur durumuna sahip olmamasına rağmen kusur durumuna göre tazminat belirlenmediğinden maddi tazminat yönünden hatalı olduğunu, yine manevi tazminat yönünden de kusur durumuna göre hakkaniyete uygun ayrı ayrı tazminata hükmedilmesi gerekirken, kusurları aynı olmayan taraflar hakkında aynı miktarda tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kusur oranına göre manevi tazminat belirlenmediğinden kararın hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; Dosya kapsamı, dosyadaki yazı, bilgi ve belgeler, kanuni gerektirici sebepler, dosyadaki delil durumu, dosyada mevcut PTT Başmüdürlüğü ile yapılan "Yapım İşlerine Ait Tip Sözleşm"e başlıklı belge ile sözleşme hükümleri ile sözleşmenin anahtar teslim sözleşme olarak belirtildiği, tüm dosya kapsamı, yapılan işin niteliği, sözleşmenin niteliği ile PTT Başmüdürlüğüne yönelik yine dosyadaki deliller, ticaret sicil kayıtları ile davalı ...'a yönelik İlk Derece Mahkemesi hükmüne ilişkin davacı vekilinin bu itirazlarının yerinde olmadığı, yine ispat külfeti, dosyadaki delil durumu, denetime açık aktüerya, hesap bilirkişi raporu kapsamında davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davanın iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davası olduğu, yerleşik Yargıtay kararları ile müteselsil sorumluluk hükümleri kapsamında tazminatların mahkemece hüküm altına alınmasında hatalı bir yön olmayıp, kusur durumu ve oranlarının taraflar arasındaki rücu ilişkisinde değerlendirilebileceği hususları ile davalılardan ... vekilinin de istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmakla, istinaf sebepleriyle yapılan sınırlı inceleme ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf itirazlarının HMK. 353/b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; PTT Genel Müdürlüğünün asıl işveren olarak sorumlu tutulması gerektiğini, ... İnşaat Şirketi ile aralarındaki sözleşmenin 22 nci maddesi kapsamından PTT’nin yapı denetim sorumluluğu bulunduğu halde yerine getirmediğinden kusuru olduğunu, bilirkişi heyetinde hukukçu bilirkişi olmadığından bu durumun tespit edilemediğini, davalı ...'un da sorumlu tutulması gerektiğini, müvekkili ...’in lise mezunu olup yüksek öğrenim görme ihtimali olduğundan 25 yaşına kadar destek hesabı yapılmasını Müvekkili ...’in üniversite mezunu olması nedeniyle bu durum gözetilerek hesap yapılması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin %5 kusur durumuna göre maddi ve manevi tazminattan sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken müştereken ve müteselsilen sorumluluğa hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kararların hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlığın iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir. "Dava yığılması (objektif dava birleşmesi)" açısından aynı Kanun'un 110 uncu maddesidir. "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49,50,51,52,53,54,55 ve 56 ncı maddeleridir. "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13,16,19,20 ve 21 inci maddeleridir. "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 6331 sayılı Kanunun maddeleridir.
A) Davacılar vekili ile davalı ... vekilinin manevi tazminat hükümlerine, davalı ... vekilinin davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3. Bölge Adliye Mahkemesinin 09.06.2022 karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 107.090,00 TL olup, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatlar ile davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminatın birbirlerinden ve diğer hükümlerden ayrı olarak anılan kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla davalı ... vekilinin anılan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
B) Davacılar vekilinin maddi tazminat hükümlerine, davalı ... vekilinin ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacılar vekilinin temyizi nedeniyle; davacılar vekilinin müteselsil sorumluluğu bulunanlardan ... İnşaat Nak. Tur. Taah. San. Tic. Ltd. Şti'ne karşı açtığı davada hükme esas alınan hesap raporundaki ilkeleri de dikkate alınarak mevcut dosyada esas alınan hesap ilkelerinin yerinde olmasına, taraf vekillerinin temyiz kapsam ve nedenlerine göre; kusur oran ve aidiyetleri ile davacı tarafın müteselsil sorumluluğa dayalı olarak iş bu davayı açmış olmasına ve mahkemece önceki hüküm de gözetilerek tahsilde tekerrür olmama kaydı konularak karar verilmiş olmasına, karar başlığında davacı ... adı yazılı olduğu halde hüküm fıkrasında aynı davacı için ... ismi yazılmış ise de söz konusu hatanın açıkça anlaşılabilir yazım hatası olup mahallinde her zaman düzeltilebilir olmasına göre bu husus bozma sebebi yapılmayarak, temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, anılan hükümlerin onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar vekili ile davalı ... vekilinin manevi tazminat hükümlerine, davalı ... vekilinin davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2. Davacılar vekilinin maddi tazminat hükümlerine, davalı ... vekilinin ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle bu hüküme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3. Aşağıda dökümü yapılan bakiye karar harcının ilgililerden tahsiline,
4. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.