İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.09.2019 tarihli ve 2018/303 Esas, 2019/477 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında, katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1., 35/2., 29/1. 62., 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2020/633 Esas, 2021/1036 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; sübuta, sanığın öldürme kastı olmadığından bahisle vasfa, delillerin takdirinde hataya,
İlişkindir.

1. Olay günü katılan ... ile sanık ...'in kardeşi İlyas arasında İstanbul Fuar Merkezinde trafikte yaşanan arbede ve maddi hasarlı kaza nedeniyle tartışma çıktığı, tartışmanın uzaması üzerine araçların arkasında trafik oluştuğu ve diğer sürücülerin kornaya bastıkları, katılan ...'in ''hem suçlusunuz hem güçlüsünüz, a... koyayım'' şeklindeki hakareti üzerine tartışmanın karşılıklı yumruklaşmaya dönüştüğü, kavga olduğunu gören sanığın üzerinde taşıdığı fiilen saldırı ve savunmaya elverişli bıçağı katılanın boynunun arka kısmından yanağına doğru vurduğu, katılan hakkında Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 13.02.2018 ve 11.02.2018 tarihli raporlara göre katılanın yaşamı tehlikeye girmeyecek şekilde, basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ölçüde, yüzünde sabit iz kalacak biçimde yaralandığı anlaşılmıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, hükümlere esas alınan raporların yeterli olduğu, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, eksik incelemenin bulunmadığı, dosya içeriğine göre, katılanın şüpheye yer bırakmayacak şekilde sanığı teşhisi, olay anını gösteren kamera kayıtları ile olay yerinde bulunan tanıklar Fırat ve Adem'in sanığı teşhisine yönelik aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanları birlikte değerlendirildiğinde eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın öldürmeye elverişli kesici delici aletle eylemi sonucu katılanda oluşan yaranın niteliği ve yara yeri gözetildiğinde eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2020/633 Esas, 2021/1036 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.05.2024 tarihinde karar verildi.