İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kasten yaralama suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-1.cümle, 3-c, 43/1 inci maddesi ile 86/2,3-a, 53 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; İstsanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2018/413 Esas, 2019/128 Karar sayılı kararı ile sanığın; çocuğun cinsel istismarı ve kasten yaralama suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine dair verilen kararın o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 18.06.2020 tarihli ve 2019/1184 Esas, 2020/703 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurenin sanık ile aynı evde yaşaması nedeniyle baskı altında beyanlarını değiştirdiğine, mağdurenin soruşturma aşamasında alınan beyanına itibar edilerek sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanık hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde, hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin kararında katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2024 tarihinde karar verildi.