TCK'nun 155/2,62,52,51 maddeleri gereğince mahkumiyet
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ile katılanın akraba oldukları, sanığın katılanı yatırım yapması ve ev alması hususunda ikna edip bu amaçla vekaletini aldığı, katılan adına Başakşehir 2. Etap B.138 blok D.33 ve 4. Etap 1. Kısım L-10 D.4 nolu daireleri aldığını beyan ettiği halde 2. Etapta bulunan daireyi katılan adına almadığı, 4. Etapta bulanan daireyi ise 02.09.2005 tarihinde müdahilin bilgisi haricinde 'a sattığı, katılana daireler kirada gibi zaman zaman kira parası gönderdiği, bu suretle sanığın katılan ile iki daire almak üzere anlaştığı ve bu amaçla kendisinden para almasına karşın sadece bir daire aldığı gibi, bu daireyi de katılanın bilgisi dışında satarak parasını vermemek suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia olunduğu olayda;
Sanık ile katılan arasında hizmet ilişkisi bulunmadığı, taraflar arasındaki vekalet ilişkisinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesinin 5237 sayılı TCK'nın 155/1 maddesi kapsamında güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu ve sanık tarafından dairenin satıldığı tarih olan 02/09/2005 tarihinden itibaren temyiz inceleme gününe kadar 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 18/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.