TCK'nın 141/1,35,62,53 maddeleri gereğince mahkumiyet

Hırsızlık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde katılan ...'un yürümekte olduğu sırada, sanık ...'ün katılanın yanına gelerek, iki tane kadın ayarlayabileceğini söylediği katılanla sanığın beraber yürüdükleri sırada, yanlarına diğer sanık ...'ın gelerek, katılana polis olduğunu söyleyip katılanın cüzdanını ve içinde bulunan 100 TL parayı kontrol ettiği, sonrasında katılana kimliğini vererek fotokopi çektirip gelmesini söylediği, bu sırada katılanın sanık ...'ün cüzdandaki parayı almaya çalıştığını görüp etraftan yardım isteyerek sanıkları yakalatmasıyla sonuçlanan hadisede, sanıklara atılı eylemin TCK'nun 157/1 maddesinde yazılı ve 6763 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254 maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında yer alan dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde hırsızlık suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre;
Sanıklara yüklenen hırsızlık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,
Kanuna aykırı olup, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.