Davanın reddine
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında, İzmir İli Dikili İlçesi Uzunburun köyü çalışma alanında bulunan 305 parsel sayılı 334.650,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı çalışma alanında bulunan 49 parsel sayılı taşınmazın (zilyetlik yoluyla iktisabı mümkün olan 20 dönümün) miktar fazlası olduğu belirtilerek palamutlu mera vasfıyla davalı ... adına tespit edildikten sonra, Kadastro Komisyonunca, Hazine adına Palamutlu tarla vasfıyla tespitine karar verilmiştir.
İtirazı Kadastro Komisyonunca reddedilen davacı ... dava dilekçesinde; tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve murisinin mirasçıları adına miras payları oranında tescilini istemiştir.
Davacılar ... ... Akar ve ... vekili dava dilekçesinde; tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve müvekkillerinin murisinin mirasçıları adına miras payları oranında tescilini istemiştir.
Davalı ... vekili; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "dosya içeriğine, toplanan delillere ve kararda yazılı gerektirici nedenlere göre, davacı ... ... Bircan vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı; davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; verilen kararın dosya kapsamına, usul ve kanuna uygun bulunmadığı belirtilerek; davacı ...’ın dayandığı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsadığının ve davacı tarafın, dava konusu taşınmaz üzerinde ekonomik yarar sağlayan zilyetliğinin bulunduğu kanıtlanamadığından, Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "davacı ...’ın dayandığı Teşrinisani 1288 tarih ve 614 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsadığı kesin olarak kanıtlanamadığı gibi davacı tarafın, dava konusu taşınmaz üzerinde ekonomik yarar sağlayan zilyetliğinin bulunduğunun da kanıtlanamadığı" gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazın komisyon kararı doğrultusunda tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.