İNCELENEN KARARIN;
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın sanık müdafii, Hazine ve Maliye Bakanlığı vekili, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanık hakkında, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2021 tarih 2018/2102 Esas ve 2021/232 sayılı Kararı ile kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu için öngörülen cezanın türü ve miktarı dikkate alınarak sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca verilen beraat kararının istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, anılan suç yönünden katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.06.2018 tarih, 2018/74 Esas 2018/245 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, hüküm, sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 22.02.2019 tarih, 2018/2253 Esas 2019/152 sayılı Kararı ile bozulmuştur.
2. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2021 tarih, 2021/1023 Esas - 2022/498 sayılı Kararı ile sanık hakkında Resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince Beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, sanık müdafii, Hazine ve Maliye Bakanlığı Vekili, ... Başkanlığı Vekili ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvuruları üzerine eksik belge bulunduğundan bahisle Bölge Adliye Mahkemesince dosyanın incelenmeksizin Tevdiine karar verilmiştir.
3. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2021 tarih 2018/2102 Esas 2021/232 sayılı Kararı ile sanık hakkında Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının e maddesi gereğince beraatine; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 28.03.2022 gün ve 2022/280 Esas 2022/583 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, O yer Cumhuriyet savcısı, ... ve Hazine ve Maliye Bakanlığı vekillerinin istinaf başvurularının incelenmesinde Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin sanığa isnat edilen silahlı terör örgütüne üye olma ve Resmi belgede sahtecilik suçları yönünden, ... vekilinin kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçları yönünden temyiz istemlerinin katılma hakları bulunmadığından reddine dair karar verilmiş, Hazine ve Maliye Bakanlığı vekili ile O yer Cumhuriyet savcısının kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçları yönünden, sanık müdafiinin ise silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.05.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının (aleyhe) temyiz istemi özetle sanığın kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan beraatine dair kararının kaldırılarak atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesine,
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Sanığın atılı suçu işlemediğine,
2. Delillerin hukuka aykırı elde edildiğine,
3. ByLock'un delil olarak kabul edilemeyeceğine,
Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 2015/3 Esas ve 2017/3 sayılı Kararında ayrıntılı şekilde anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün nihai amacını bildiği, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dâhil olduğu yönünde birçok tanık beyanı bulunan sanığın örgütün gizli ve kripto haberleşme programı olan ByLock kullandığı, örgüt mahrem yapılanmasına görev alıp sohbet verdiği, gerçek adının ortaya çıkmasını engellemek için kod adı kullandığı, örgüte destek olmak akacıyla Bank Asyaya para yatırdığı, örgüte destek amacıyla himmet topladığı ve örgütün mahrem hizmetler adı verilen birimlerinde görev aldığı anlaşılmakla sanığın suçlamaları reddeder mahiyetteki savunmalarına itiban edilmemiş, her ne kadar sanık hakkında birleşen dosyada örgüt yöneticisi olduğundan bahisle kamu davası açılmış ise de sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu, kendisinden üst konumda bulunan kişilerden aldığı talimatları yerine getirdiği anlaşılmış ve sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. Sanığın eylemlerinin yoğunluğu dikkate alınarak takdir edilen cezada alt sınırdan uzaklaşılmıştır.Sonuç olarak dolandırıcılık suçu yönünden verilen beraat hükmü üye hakimin sanığın bu suçtan da mahkum edilmesi gerektiği yönündeki karşı oyu ve oy çokluğu ile silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden verilen hükümler oybirliği ile verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin sanığa isnat edilen silahlı terör örgütüne üye olma ve Resmi belgede sahtecilik suçları yönünden, ... vekilinin kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçları yönünden temyiz istemlerinin katılma hakları bulunmadığından reddine dair karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değişilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden hükmolunan mahkumiyet kararı ile ilgili olarak hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, kamu kurum ve kuruluşları aleyhine dolandırıcılık suçundan beraate dair karar ile ilgili olarak ise sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, incelenen hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
1)Katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden temyiz isteminin;
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2) Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu, sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden temyiz istemlerinin;
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 28.03.2022 gün ve 2022/280 Esas 2022/583 sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE BERAAT ve MAHKUMİYETE DAİR HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.05.2024 tarihinde karar verildi.