Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/06/2009 gün ve 2001/58-2009/307 sayılı kararı onayan Daire’nin 28/05/2012 gün ve 2011/13787-2012/9101 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili aracılığı ile hisse senedi alım satımı işlemleri gerçekleştirdiğini, bu işlemler sırasında müvekkili ile kredili menkul kıymet işlemleri taahhütnamesi imzalayarak müvekkili şirketten kredi kullandığını, bu kredi nedeniyle davalı ile uyuşmazlık yaşandığını ve mevcut borcun kapatılması için hesaptan satış yapıldığını ancak satışların borcu karşılamadığını ileri sürerek 104.865.55 TL'lık kredi temerrüt borcunun faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya yönelik istirdat davası açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dava dosyası ile tarafları aynı olan Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2001/1255 Esas ve 2004/354 Karar numaralı dosyasının bekletici mesele yapıldığı, bekletici mesele yapılan bu dosyada davalı vekili tarafından davacıya karşı, davacı aracı kurumun sermaye piyasası mevzuatına aykırı olarak öz kaynak tamamlama bildiriminde bulunmaksızın müvekkiline ait hisse senetlerini sattığını ve hukuka ve mevzuata aykırı işlemleri neticesi uğramış olduğu zararlarının tazmini istendiği, mahkemece kısmen kabul kararı verildiği ve verilen kararın 19.Hukuk Dairesince onandığı, onanan kararın kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 28/05/2012 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 06/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.