Hükümlünün 765 sayılı TCK hükümlerine göre cezalandırılmasına dair,

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Uyarlama yargılaması lehe hükümlerin saptanması ve uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile sınırlı ve kendine özgü bir yargılamadır. Lehe kanunun tespiti amacıyla yapılan yargılamada, önceki karar dışına çıkılmamalı, kesinleşen karardaki suça uygulanması olanağı bulunan 5237 sayılı TCK'nin hükümlerinin tamamının uygulanarak bulunacak cezaların karşılaştırılıp lehe kanunun belirlenip uygulanmasıyla ile yetinilmelidir. Bu belirleme sırasında herhangi bir kanıt tartışması yapılmamalı, takdir hakkı kullanılmamalı ve önceki karar dışına çıkılmamalıdır.
Yapılan uyarlama yargılaması sonucunda; 765 sayılı TCK hükümlerinin sanık lehine olduğu kabul edildiği takdirde, kurulan yeni hükümde kesinleşen önceki hapis cezası yönünden bir değişiklik yapılması mümkün bulunmadığından, uyarlama yapılmasına yer olmadığına ve önceki hükmün aynen infazına -somut olayda ilaveten CMK'nin 231. maddesinin de uygulanıp uygulanmayacağına da- karar verilmelidir.
Dairemizin yerleşik uygulamalarında ve ayrıntıları Yargıtay CGK'nun 11.7.2006 ... 2006/5- 182- 182 ve 4.7.2006 ... 2006/10-128-177 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, kesinleşmiş olan hükümle ilgili uyarlama sonucu verilen kararda yapılan yanlışlıkların kazanılmış hak oluşturmayacağı, kazanılmış hakkın ilk hükümdeki ceza miktarıyla sınırlı olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Somut olayımızda; mahkemenin 30.01.2004 tarih, 2003/622 esas, 2004/36 karar sayılı kararı ile verilen mahkumiyet hükmünün Dairemizin 04.07.2005 tarih ve 2005/8575 karar sayılı ilamıyla temyiz red kararı onanarak kesinleştiği ve bu hüküm de; sanığın 765 sayılı TCK'nin 456/2, 457/1,51/1. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır. Uyarlama talebi üzerine 07.07.2011 tarihli karar ile verilen hükümde ise; dosya içeriğine uygun şekilde yapılan karşılaştırma sonucunda suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK hükümlerinin sanığın daha lehine olduğu belirtildiği halde, 765 sayılı TCK hükümlerine göre yeniden hüküm kurularak ilk hükümde yer alan 765 sayılı TCK'nin 456/2, 457/1,51/1. maddelerinin yanı sıra TCK'nin 59. maddesi de tatbik edilerek sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılması suretiyle uyarlama yargılaması dışına çıkılıp, kesin hükme bağlanmış kararda değişiklik yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının 765 sayılı TCK'nin 59. maddesi hükmünün uygulanmasına dair 5. parağrafının hükümden çıkarılması ve sair kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.