İNCELENEN KARARIN;
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.03.2020 tarih, 2019/494 Esas 2020/91 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 28.01.2021 tarih, 2020/971 Esas 2021/120 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.05.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle,
1. Sanığın ByLock kullanıcısı olmadığına,
2. Tanıkların usulsüz dinlendiğine,
3. Bank Asya hesabının maaş ödemeleri için açıldığına,
4. Temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmasına,
Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
"Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de dosya kapsamında bulunan 24.01.2019 tarihli ByLock CBS Sorgu Sonucu başlıklı rapor, 16.06.2017 tarihli Değerlendirme Tutanağında tespit olunan hususlar dikkate alındığında sanığın aşamalarda çelişen ve kendisini suçtan kurtarmaya yönelik beyanlarına itibar edilmeyerek 5075014119 numaralı GSM hattını sanığın kullandığı ve bu hat üzerinden örgüt üyelerinin kendi aralarında kullanmış olduğu şifreli haberleşme programı olan bylock programını kullandığı mahkememizce sabit görülmüştür. Yukarıda belirtildiği üzere Bylock sorgu tasnif tutanağı, içerik değerlendirme tutanağı, Bankasya hesap hareketleri, SGK kayıtları, HTS analiz raporu, tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın edindiği bilgi, tecrübe ve örgütteki konumu itibariyle bu oluşumun bir silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olduğu, buna rağmen bu örgüte katılım göstererek örgütün Bismil'den sorumlu sözde imamı olarak görev yaptığı, örgüt adına sohbet düzenlediği, para yardımı talep ettiği, örgütün yayın organlarına abone temini için özel gayret sarfettiği, sorumluluk alanında öğrenci, esnaf ve örgüt kurumlarının bulunduğu, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun işlenmesi için şahsın illaki silah kullanmasının gerekmediği, örgütün silahlı örgüt olduğunu bilmesinin yeterli olduğu, sanığın da bu hususları bildiği halde örgüte katılım gösterdiği, sanığın terör örgütü üyeliği suçunun unsuru olan fiil ve davranışlarının süreklilik, çeşitlilik, yoğunluk ve devamlılık gösterdiği ve sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu sabit görülmekle sanığın örgüt içerisindeki konumu ve faaliyetleri göz önüne alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak sanığın eylemine uyan TCK 314/2 ve TMK 5 inci maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir."
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, tanık beyanlarına ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 28/01/2021 tarih, 2020/971 Esas 2021/120 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca uyarınca Diyarbakır 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.05.2024 tarihinde karar verildi.