Hükümlülük ve müsadere

Sanıkta ele geçen ve hazırlık aşamasındaki 21.05.2010 tarihli yeminli bilirkişi raporunda, sallama tabir edilen kelebek bıçağın 6136 sayılı Kanunun 4. maddesinde belirtilen taşınması ve bulundurulması yasak kesici aletlerden olduğunun mütalaa edildiği” açıklanmakta ise de; suça konu bıçak hakkında polis kriminal laboratuvarından rapor aldırılarak, basıldığında ikinci elin yardımı olmaksızın kendiliğinden namlunun açılmasını sağlayan susta tertibatı bulunup bulunmadığı veya kelebek bıçak niteliğinde olup olmadığı saptanarak kelebek bıçaklardan olması halinde İçişleri Bakanlığının 02.08.1995 gün 177533 sayılı yazılarında belirtilen kelebek bıçakların 6136 sayılı Kanun kapsamına girmeyen 2521 sayılı Kanunun 3. maddesine göre ithal ve imaline izin verilen av bıçağı niteliğinde bıçaklardan olduğu yolundaki açıklamaları ile bu bıçakların serbestçe alınıp satılmaları ve 5237 sayılı TCK.nun 21. maddesindeki “suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır” hükmü de gözönüne alınarak müsnet suçun oluşup oluşmadığının ve suç niteliğinin buna göre tayini gerekirken eksik soruşturma ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 06.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.