Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın görev yönünden reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ile davalılardan ... vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, idari yargının görevli olduğundan bahisle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden, dava konusu taşınmazın 07.11.1999 onay tarihli 1/1000 ölçekli ... Boğaziçi Geri Görünüm ve Etkilenme Bölgesi Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planında "dini tesis" ve "yol" alanı olarak, yine 09.10.2009 onay tarihli 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında da "dini tesis" alanı olarak ayrıldığı ancak, o tarihten sonra dava konusu taşınmazın amacına uygun olarak imar programlarına alınmadığı ve kamulaştırılmayarak mal sahibinin mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığı anlaşılmıştır.
Öte yandan; 1999 yılından beri imar planında "dini tesis ve yol" alanı olarak tahsis edilmiş bulunan dava konusu taşınmaz üzerinde, davacının ileriye yönelik; inşaat yapma gibi kişisel tasarruflarda bulunma, rayiç değer üzerinden satma, kiralama, yararlı değişiklikler yapma gibi mülkiyet hakkının sahibine verdiği yetkileri kullanma hakkı kısıtlanarak, Anayasanın 35. maddesi ile güvence altına alınan bu hakkın kamu menfaatleri ile bireysel haklar arasındaki adil dengenin bozulmasına yol açacak şekilde kullanılmaz duruma getirildiği ve kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 gün ve 1-6 sayılı kararı ile H.G.K.'nun 15.12.2010 gün ve 2010/5, 662/651 sayılı kararı da gözetilerek, taşınmazın aynına ilişkin davaya bakmanın Adli Yargının görevi dahilinde olduğu kabul edilip, işin esasına girilerek sorumlu idare de tesbit edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davacı vekili ile davalılardan ... vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U....nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacı ile davalılardan ... Belediye Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 06.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.