TCK 204/1,53, TCK 158/1-f, 52/2-4,53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından sanık hakkında verilen mahkumiyet hükümleri sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
inMedical unvanlı şirketin sahibi ve yetkilisi olduğu, şirketin fiilen sanık ...'nın oğlu olan sanık ... ve dosyası yakalama kararı infaz edilemediği gerekçesi ile ayrılan damadı sanık ... tarafından idare edildiği,Medical tarafından katılan Münir Sünger’den malzeme alındığı ve karşılığında davaya konu dokuz adet keşideci imzası sahte olan çek verildiği, bunlardan altı tanesinin ön yüzündeki yazıların sanık tarafından doldurulduğu, sanığın resmi belgede sahtecilik yapmak sureti ile katılanı dolandırdığı iddia olunan olayda;medical şirketinin iş alanının içinde medikal olup olmadığı, çeklerin şirketin iş kapsamı gereği verilip verilmediğinin araştırılmaması, şirketin yetkilisini, ortaklarını, temsile yetkili kişilerini gösterir ticaret sicil evraklarının denetime elverişli şekilde dosya arasında bulunmaması, sanık ...’in ve sanık ...’nın aşamalarda; şirketin sadece kağıt üstünde Hülya’ya ait olduğunu şirket işlerini Enis ve dosyası ayrılan ...’ün idare ettiğini beyan etmeleri, ancak Enis ve İsmail’in daha önce bu şirket adına çek verip vermediklerinin verdilerse karşılıksız kalan ya da sahte olduğu iddiasına uğrayan çekin bulunup bulunmadığının araştırılmamış olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; şirkete ait ticaret sicil evraklarının dosya arasında alınması, şirket iş kolu ve yetkililerinin tespiti, ayrıca eylemlerinin birbiri ile bağlantılı olduğu ve sonucunun birbirlerini etkilediği anlaşılan ancak savunması alınamaması nedeniyle dosyası tefrik olunan sanık ...'in yakalanmış olması ve davanın derdest bulunması halinde dosyalarının birleştirilerek görülmesi, temyiz kapsamı dışında kalan sanık ...’nın davet edilerek sanık ... ve damadı İsmail’in şirketi yönetmelerine alışveriş ve ticari iş yapmalarına zımni olarak da olsa muvafakatinin olup olmadığının sorulması, bu şekilde daha önce verilmiş ve karşılıksız çıkmış yahut sahte olduğu anlaşılan çek bulunup bulunmadığının tespiti sonrasında sanığın kastının tespitinin ardından hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin sübuta dair temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.