SUÇLAR: Sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli ve 2015/237 Esas, 2015/267 Karar sayılı kararı ile olay günü suça sürüklenen çocuğun bakkala gitmekte olan mağduru görerek yanına geldiği, mağdura nerede oturduğunu sorduktan sonra mağduru kolundan tutarak zorla sokak üzerinde bulunan bir caminin tuvaletine götürdüğü, tuvalet kabinlerinden birisinin içerisine mağduru soktuktan sonra kendisi de içeri girerek kapıyı içerden kilitlediği, mağdurun bu sırada ağlamaya başladığı, suça sürüklenen çocuğun pantolonunun fermuarını açarak cinsel organını çıkarttığı ve mağdurdan cinsel organını tutmasını istediği, mağdurun bunu kabul etmediği ve ağlayarak arkasını döndüğü, suça sürüklenen çocuğun mağduru öpmek istediğini söylediği ancak mağdurun ağzını kapattığı ve koluyla da yüzünü kapatarak suça sürüklenen çocuğun bunu yapmasına da izin vermediği, bunun üzerine suça sürüklenen çocuğun kapıyı açıp mağduru omzundan tutarak tuvaletten çıkarttığı ve ardından oradan uzaklaştığı, suça sürüklenen çocuğun söz konusu eylemi sırasında cinsel tatmin amacıyla mağdurun vücudunun herhangi bir yerine dokunmamış olduğu, suça sürüklenen çocuğun cinsel organını çıkartarak mağdura tutturmak istediğinde mağdurun kabul etmediği aynı şekilde mağduru öpmek istediğini söylediğinde mağdurun yine kabul etmemesi üzerine bu fiili de gerçekleştiremediği hususunun mağdurun beyanlarından açıkça anlaşıldığı, şeklinde kabul edilen olayda; suça sürüklenen çocuğun sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ikinci cümlesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci madde uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci madde uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.01.2020 tarihli ve 14-2016/26410 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Suçun sübuta ermediğine ilişkindir.
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talebinin İncelenmesinde
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talebinin İncelenmesinde
Suça sürüklenen çocuk hakkında sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükümde, olay günü suça sürüklenen çocuğun bakkala gitmekte olan mağduru görerek yanına geldiği, mağdura nerede oturduğunu sorduktan sonra mağduru kolundan tutarak zorla sokak üzerinde bulunan bir caminin tuvaletine götürdüğü, tuvalet kabinlerinden birisinin içerisine mağduru soktuktan sonra kendisi de içeri girerek kapıyı içerden kilitlediği şeklinde cebir uygulamak suretiyle sarkıntılık boyutunu aşacak şekilde gerçekleşen eylemlerinin çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli ve 2015/237 Esas, 2015/267 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli ve 2015/237 Esas, 2015/267 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden suça sürüklenen çocuğun cezai miktar itibari ile kazanılmış hakkı saklı kalmak üzere hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2024 tarihinde karar verildi.