B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.04.2013 tarihli kararı ile sanığın dolandırıcılık suçundan, teşdiden 1 yıl 8 ay hapis, 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün; uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.04.2019 tarihli ve 2017/439 Esas, 2019/253 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,52,58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 1 yıl 8 ay hapis, 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık hükmü temyiz etmek istediğine dair dilekçe vermiş olup herhangi bir gerekçe ileri sürmemiştir.
Sanığın, suç tarihinde daha öncede bindiği taksi durağından mağdurun kullanımındaki ticari taksiye bindiği, kendisini taksi durağının yakınında bulunan fırın sahibinin oğlu olarak tanıttığı ve birkaç kez işlerinin olduğunu söyleyip taksiyi durdurarak geri döndüğü, son olarak döndüğünde 220,00 TL eksiğinin olduğunu, bu parayı verirse muhasebeciye verip hemen geleceğini ve dönüşte fırına uğradıklarında taksi parasıyla aldığı parayı iade edeceğini söylemek suretiyle hile ile kandırması ve yönlendirmesi neticesinde mağdurun 220,00 TL vermesini sağlayarak haksız menfaat temin ettiği, mağdurun sanığın dönmemesi üzerine yaptığı araştırmada sahibinin oğlu olduğunu söylediği fırında kimse tarafından tanınmadığını öğrenince dolandırıldığını anladığı ve bilahare yakalanan sanığı teşhis ettiği, bozma doğrultusunda dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.04.2019 tarihli ve 2017/439 Esas, 2019/253 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2024 tarihinde karar verildi.