...'i kasten öldürmeye teşebbüsten sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (...) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08/11/2010 gün ve 95/351 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanığın duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

1-) Sanığın suç tarihinde 21 yaşında bulunan eski nişanlısı mağdur ...'ın, hayati önemi olan baş bölgesini hedef seçerek, etkili mesafeden av tüfeğiyle ateş edip, yüzünün otra hattının flep şeklinde parçalanmasına, yüz, çene, alın ve burun kemiklerinde altıncı derecede çok sayıda kırığa, sol gözünde işlev kaybına ve ve hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaralayarak öldürmeye teşebbüs etmesi sonucu, teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören TCK’nun 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak üst sınırdan bir ceza yerine, yazılı şekilde 13 yıl hapis cezasına hükmolunarak eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
2-) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın “öldürmeye teşebbüs” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedeninin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri nedeni dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin, suçun niteliğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün, tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alındığında, sanık müdafiinin tahliye talebinin reddine, 13/09/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.