HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 80 inci maddesinde düzenlenen insan ticareti suçunun oluşabilmesi için failin mağdura yönelik olarak "tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliğinden yararlanarak rızasını elde etmek" biçiminde bir harekette bulunması ve bu hareketleri yaparken veya yaptıktan sonra mağduru ülkeye sokması, ülke dışına çıkarması, tedarik etmesi, kaçırması, bir yerden başka bir yere götürmesi, sevk etmesi veya barındırması gerekmektedir. Suçun oluşması için hem araç hareketlerden, hem de amaç hareketlerden en az birisinin bir arada bulunması gereklidir. Araç hareketler, asıl veya amaç hareketlerden önce veya en geç bu hareketlerle eş zamanlı olarak yapılmalıdır. Böylece öncelikle araç hareketler ile mağdurun iradesi kırılmalı ve görünüşte rızası elde edilmeli daha sonra da bu husustan yararlanarak suçu oluşturan asıl amaç hareketler gerçekleştirilmelidir.
Bu durumun tek istisnası, 5237 sayılı Kanun'un 80 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki “on sekiz yaşını doldurmamış olanların birinci fıkrada belirtilen maksatlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya barındırılmaları hâllerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezalar verileceği” yönündeki düzenlemedir.
Bu açıklamalar ışığında, suç tarihi itibariyle henüz (15-18) yaş grubunda olan mağdur ... Y.'ye karşı fuhuş eylemini sağlamaya yönelik sanıkların davranışları nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 80 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki düzenleme dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesinde belirtildiği biçimde fikri içtimadan söz edilemeyeceği ve sanıkların fuhuş suçu dışında çocuk olan mağdura yönelik eylemlerinin ayrıca “insan ticareti” suçunu ve yine mağdur ... Y.'nin mahkemede verdiği, ... D.'nin kendisine üç yıldır para karşılığında cinsel ilişkiye girecek kişi bulduğu, karşılığında ondan uyuşturucu madde temin ettiği yönündeki ifadesi dikkate alındığında ... D.'nin bu eylemlerinin "insan ticareti, uyuşturucu ticareti ile fuhuş" suçlarını oluşturabileceğinin anlaşılması karşısında, Yerel Mahkeme tarafından dava zamanaşımı süresinde sanıklar hakkında insan ticareti, ... D. hakkında ise insan ticareti, uyuşturucu ticareti ile fuhuş suçları nedeniyle suç duyurusunda bulunabileceği öngörülmüştür.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanıkların, mağdur ... Y.'ye yönelik fuhuş suçundan 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile mağdur ... D.'ye yönelik fuhuş suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmalarına, karar verilmiştir.

1.Sanık ...'ın temyiz istemi, kararı esas ve usulden temyiz etmek istediğine ilişkindir.

2.Sanık ...'un temyiz istemi, usul ve kanuna aykırı olarak verilen kararı temyiz etmek istediğine ilişkindir.

Sanıkların, sanık ... tarafından kiralanan evde mağdurların fuhşuna aracılık etmek suretiyle atılı suçu işledikleri iddiasıyla açılan davada Mahkeme, tüm dosya kapsamına göre fuhuş suçunun sanıklar tarafından işlediğini kabul ederek sanıklar hakkında mağdur sayısınca mahkumiyet kararı vermiştir.

1.Kolluk görevlilerinin, sanıklar hakkında fuhuş suçundan araştırma yaparken sanık ...'ın, mağdurlara fuhuş için erkek temin ettiği, sanık ...'un da bu amaçla evini kullandırttığını tespit ettiklerine dair olay tutanağını doğrulayan ifadeleri, tanık M. A.'nın, sanık ... tarafından kiralanan evde mağdur ... Y. ile tanık S. K.'nin de, mağdur ... D. ile para karşılığında cinsel ilişkiye girdikleri yönündeki beyanları, mağdur ... D.'nin, sanık ...'un evinde fuhuş yaptığı ve evin kirasının yarısını ödediği, sanığında fuhuş yaptığından haberdar olduğu, mağdur ... Y.'nin, fuhuş yaparken sanık ...'un da evde olduğu, evde dört gündür fuhuş yaptığı yönündeki anlatımları, adli sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamına göre sanıkların, aracılık ve yer temin etmek suretiyle mağdurlara karşı fuhuş suçunu işledikleri sübuta ermekle cezalandırılmalarına yönelik Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiş, yerinde görülmeyen sanıkların temyiz nedenlerine de itibar edilmemiştir.

2.Sanıklara yükletilen fuhuş eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Fuhuş suçunu değişik zamanlarda birden fazla kez mağdur ... T.'ye karşı işlemesi nedeniyle sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2024 tarihinde karar verildi.