Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Didim(Yenihisar) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli tarihli kararı ile; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlik ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
1. Sanığın temyizi; söz konusu nüfus cüzdanını kullanmadığına,
2. Sanık müdafinin temyizi; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulması gerektiğine,
İlişkindir.
Hakkında yakalama kararı bulunan sanığın, olay tarihinde kolluk görevlileri tarafından yakalandığında Haluk Kaçan adına düzenlenmiş nüfus cüzdanını görevlilere ibraz ettiği, yapılan araştırma, kriminal raporu ve mahkemenin gözlemi ile nüfus cüzdanının tamamen sahte olarak düzenlendiğinin ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğunun belirlendiği, savunmalarında atılı suçu dolaylı olarak ikrar eden sanık hakkında, bu şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle mahkemesince temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
1. Sanık savunması, kriminal raporu, mahkeme gözlemi ile tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafii ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2024 tarihinde karar verildi.