SUÇLAR: Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkûmiyet

Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve kovuşturma evresinde usulüne uygun
olarak duruşmalardan haberdar edilmediği için davaya katılma talebinde bulunamayan şikayetçi bankanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 maddesi uyarınca katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hüküm yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun'un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 Tarihli ve 2016/55 Esas, 2016/41 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında

1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,

2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43,62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

1. Sanık süre tutum dilekçesi vermiş, gerekçeli temyiz dilekçesi ibraz etmemiştir.

2. Şikayetçi vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılması, üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine yöneliktir.

Sanığın, mağdur adına imza atarak dört adet sahte bono düzenleyerek, bankadan kredi çekmesi için İsmet Yılmaz'a verdiği, İsmet Yılmaz tarafından söz konusu bonoların bankaya teminat ve kredi karşılığı sunulduğu, bonoların ödenmemesi üzerine mağdur hakkında icra takibi başlatıldığı olayla ilgili olarak sanık hakkında kamu davası açılmış, sanık savunmasında suçlamaları kabul etmiş, mahkemece sanığın ikrarı, mağdur beyanı ve tüm dosya kapsamı ile sanığın atılı suçları işlediği kabulü ile hakkında temyize konu hükümler kurulmuştur.

1. Her ne kadar inceleme konusu dosyada, soruşturma evrakının dosya arasında bulunmadığı ve suç duyurusu ve sonrası eklerin dosyada yer aldığı anlaşılmış ise de; suç duyurusunda bulunulan dosyanın Dairemizin 2021/19699 Esas sırasına kayıtlı olduğu tespit edilmiş ve her iki dosya birlikte incelenmiştir.

2. Suça konu bonoların, sanık tarafından, İsmet Yılmaz'ın kredi çekebilmesi amacıyla ona verildiğinin sanık savunmasından anlaşılması ve resmi belgede sahtecilik suçlarında suçtan zarar görenin, suçun maddi unsurunun hedef aldığı kişi ya da kurum olması nedeniyle, Vakıflar Bankasının, resmi belgede sahtecilik suçundan da davaya katılma hakkı bulunduğu anlaşıldığından Tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Verilen Karar Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları, temyizlerinin mümkün olmadığı ve itiraz merciince sanığın temyizinin itiraz olarak değerlendirilerek itiraz merciince incelenerek karara bağlandığı anlaşıldığından dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine karar verilmesi gerekmiştir.

B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Karar Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın ve katılan vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir,
Suç konusu bonoların aynı anda mı yoksa farklı tarihlerde mi İsmet Yılmaz'a verildiğinin dosya kapsamından anlaşılamaması karşısında, sanığın ve İsmet Yılmaz'ın yeninden beyanı alınarak bonoların ne şekilde ve ne zaman verildiğinin sorulması, aynı anda verildiğinin anlaşılması halinde ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.10.2011 tarihli ve 115/197 sayılı kararında açıklandığı üzere, aynı anda kullanılan belgelerde zincirleme suç hükmünün uygulanamayacağı, belge sayısının 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesine göre temel cezanın belirlenmesi sırasında dikkate alınması gerektiği gözetilmeden, bu husus açıklığa kavuşturulmadan sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulması,hukuka aykırı bulunmuştur.

A.Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Verilen Karar Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Karar Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 Tarihli ve 2016/55 Esas, 2016/41 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2024 tarihinde karar verildi.

I